03/04/2026 Cuma Köşe yazarı A.D
Allah'ı sorgulayan ateist!
"Allahü teala her şeye güç yetirir mi?
Adaletli mi? Merhametli mi? Kötülüklere niye mâni olmuyor? İnsanlar niye eşit
değildir?.."
Bir okuyucumuz mail atmış: "İş yerimizde bir ateist var. Dedi ki:
Müslümanların dediği gibi, Allah'ın her şeye gücü yetiyorsa, adaletli ve
merhametliyse, ne diye günahsız çocukları, suçsuz insanları aç bırakıyor,
deprem, savaş gibi sebeplerle öldürüyor? Bunlara ve kötülüklere niye mâni
olmuyor? Bir toplumda her çeşit insan var. Niye insanları eşit
yaratmıyor?"
Efendim, bu yazdıklarınızda beş sorgulama var: Allahü teala her
şeye güç yetirir mi? Adaletli mi? Merhametli mi? Kötülüklere niye mâni olmuyor?
İnsanlar niye eşit değildir? Şimdi sırasıyla cevap verelim:
Allah'ın
gücü her şeye yeter: Uçsuz bucaksız gökleri,
göklerdeki gezegenleri, karaları, denizleri, yer altındaki madenleri, soğuk ve
sıcak suları, sayısız insanı, cin, melek, hayvan ve bitkileri, meyveleri
düşünürsek, bunları yoktan kim var edebilir ki? Tesadüfen olduğunu aklı başında
olan hiç kimse söyleyemez. Tesadüfen olmadığı gibi, bütün insanlar bir araya
gelse, bir karınca, bir sivrisinek, bir arpa, bir buğday tanesi yaratabilir
mi?.. İnsan bu kadar âcizken, her şeyi yoktan yaratan Allahü teâlâyı nasıl
âcizlikle suçlayabilir ki?
Küçücük bir tohumda, koca bir ağacın programı gizlenmiştir. Bir
spermada, koca bir insanın programı vardır. Bu kadar muazzam bir düzeni, aklı
olan bir kimse nasıl inkâr edebilir?
Allahü teâlâ hiçbir şeye muhtaç olmadığı hâlde, kullarını, emir
ve yasaklar vermekle şereflendirdi. Her şeye muhtaç olan biz kulların, bu büyük
ihsana, bol bol şükretmemiz, bunun için de, emirleri yapmaya, yasaklardan da
kaçmaya çalışmamız gerekir. Öldükten sonra başına gelecekleri düşünmeyen kimse
akıllı olabilir mi? Kendisini sonsuz tehlikeye atana akıllı denebilir mi?
Kur'ân-ı kerimde sık sık, (Düşünmüyor musunuz?) diye
ikaz edilmektedir. Hadis-i şerifte, (Aklı olmayanın dini de yoktur) buyuruldu.
(Tirmizî)
Allah
adaletli midir? Adalet nedir? Adalet, kelime olarak bir şeyi
yerli yerine koymak demektir. Adalet hukukta, bir âmirin, ülkeyi idare için
koyduğu kanunlar içinde hareket etmesidir. Zulüm ise, bu kanunun dışına
çıkmaktır. Her şeyi yoktan yaratan Allahü teâlâ, hâkimler hâkimi, her şeyin
asıl sahibi ve tek yaratıcısıdır. Üstünde bir âmiri, sahibi yoktur ki, Onu bir
kanun altında bulundursun? Bundan dolayı, (Allah’ın yaptığı şu iş, adalete uymuyor) denilemez.
Adaletin bir başka tarifi ise kendi mülkünde olanı kullanmak
demektir. Zulüm ise, başkasının mülküne tecavüzdür. Kâinat ve içinde bulunan
her şeyin yaratıcısı Allahü teâlâ olduğuna, Ondan başka yaratıcı bulunmadığına
ve hiçbir kimse, hiçbir şeye sahip olmadığına göre, Rabbîmizin yaptığı işler,
hiç kimsenin malına, mülküne tecavüz değildir. Onun yaptığı işler için (Adalete uymuyor) denilemez.
Mülk Onundur, dilediği gibi kullanır. Kimsenin bir şey sormaya hakkı yoktur.