08/05/2026 Cuma Köşe yazarı A.D
Ehl-i sünnetin reisi İmam-ı a’zam
Fıkıh bilgilerini, Ehl-i sünnet itikadını
toplayan İmam-ı a’zam hazretleri, bunları yüzlerce talebesine öğretip,
kitaplara geçirilmesine sebep oldu...
İmam-ı a’zam hazretleri, Ehl-i sünnetin reisidir... Asıl adı
Numan’dır. 80 (m. 699) senesinde Kufe’de doğup, böyle bir mayıs ayında (6 Mayıs
767-Hicri 150) senesinde Bağdat’ta şehit edildi...
Fıkıh bilgilerini, Ehl-i sünnet itikadını toplayan İmam-ı a’zam
hazretleri, bunları yüzlerce talebesine öğretip, kitaplara geçirilmesine sebep
oldu...
Derin ilmi, keskin zekâsı, aklı, zühdü, takvası, hilmi, salahı
ve cömertliği yüzlerce kitaplara yazılıp anlatılmıştır...
İmam-ı a’zam hazretleri, ilim öğrenmeye başlayışını kendisi
şöyle anlatır:
-Bir gün zamanın âlimlerinden Şabi hazretlerinin yanından geçiyordum,
beni çağırdı ve; “Nereye devam ediyorsun?” dedi. Ben de; “Çarşıya, pazara!”
dedim.
“Maksadım o değil, âlimlerden kimin dersine devam ediyorsun?”
dedi.
“Hiçbirinin dersinde devamlı bulunamıyorum” dedim. “İlim ile
uğraşmayı ve âlimler ile görüşmeyi sakın ihmal etme! Ben senin zeki, akıllı ve
kabiliyetli bir genç olduğunu görüyorum” dedi.
Onun bu sözü bende iyi bir tesir bıraktı. Çarşıyı, pazarı
bırakıp, ilim yolunu tuttum...
İmam-ı a’zam, hocası Hammad hazretlerinin derslerine yirmi sekiz
yıl devam edip emsalsiz bir dereceye ulaştı, daha ders aldığı sırada fıkıhta
tanınıp meşhur oldu... Tasavvuf bilgilerini ise Muhammed Bakır, ondan sonra da
Silsile-i aliyyenin büyüklerinden olan Cafer-i Sadık hazretlerinden öğrendi.
Abdullah ibni Mübarek anlatır:
-İmam-ı a’zam Ebu Hanife İmam-ı Malik hazretlerinin yanına
geldiğinde ayağa kalkıp ona hürmet gösterdi. O gittikten sonra yanındakilere
“Bu zatı tanıyor musunuz? Bu zat, Ebu Hanife Numan bin Sabit’tir. Eğer şu ağaç
direk altındır dese, ispat eder” dedi...
***
İmam-ı a’zam hazretleri ticaretle de uğraşırdı. Talebelerinin
ihtiyaçlarını kendi kazancından karşılardı. Talebelerini o kadar mükemmel
yetiştirmişti ki, başkalarının uzun zamanda buldukları hükümleri onlar kısa
zamanda bulurdu. Onun ders usulünü ve talebelerini görmek için gelen,
aralarında Tabiinin büyüklerinin de bulunduğu ilmî bir heyet onların bu
üstünlüğünü, başarısını görerek büyük bir memnuniyetle ayrılmışlardır.
Talebelerine; “Sizler benim kalbimin sevinci, hüznümün tesellisisiniz”
buyururdu...
Hasılı imam-ı a’zam Ebu Hanife hazretleri, İslamiyet’in,
Müslümanlardan doğru bir itikad (Ehl-i sünnet itikadı), doğru bir amel ve güzel
bir ahlak istediğini bildirmiş, ömrü boyunca bu kurtuluş yolunu anlatmıştır.
Vefatından sonra da, yetiştirdiği talebeleri ve kitapları asırlar boyunca gelen
bütün Müslümanlara ışık tutmuş ve rehber olmuştur... Allahü teala şefaatlerine
nâil eylesin. Âmin...