09/01/2026 Cuma Köşe yazarı A.D
Müzik, İncil'de de yasaktı!
Bozuk dinler, kalpleri ve ruhları
besleyemediği için, müziğin, her çeşit çalgı sesinin nefislere hoş gelmesi,
nefisleri beslemesi ruhani tesir sanıldı!
Müzik kelimesi, Yunanlıların büyük putları olan Zeüs’ün kızları
sayılan Mousa (Müz) denilen 9 heykelin adından hâsıl olmaktadır. Bozuk dinler,
kalpleri ve ruhları besleyemediği için, müziğin, her çeşit çalgı sesinin
nefislere hoş gelmesi, nefisleri beslemesi ruhani tesir sanıldı. Bugünkü Batı
müziği, kilise müziğinden doğdu. Bugün yeryüzünü kaplayan bozuk dinlerin hemen
hepsinde, müzik, "ibadet" hâlini almıştır.
Müzik bütün dinlerde büyük günahtır. (Dürr-ül-münteka)
İncil'in yasakladığı müziği, sonradan papazlar Hristiyanlığa soktu. (Mevahib-i
ledünniyye şerhi-Zerkanî)
***
Aletsiz, çalgısız nağmeli sese "sima" denir.
Çalgı aleti ile birlikte olan insan sesine gına "müzik" denir.
Gına haramdır. (Dürr-ül mearif)
Simanın caiz olduğu ve caiz olmadığı yerler vardır. Bazıları,
kitaplardaki "sima" kelimesini "çalgı" olarak
tercüme ettikleri için mubah çalgılar da var zannedilmektedir. Şu yazıların
tamamı Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından alınmıştır...
Lokman sûresinin 6. âyetindeki "lehv-el hadis" ifadesini
âlimler musiki, çalgı aleti olarak bildirmiştir. İbni Mesud hazretleri yemin
ederek "lehv-el hadis"ten kastın, çalgı aleti ve
musiki olduğunu söylemiştir. (Tefsir-i ibni kesir, Tefsir-i medarik)
"Mevahib-i
aliyye" ismindeki tefsirde, "lehv-el
hadis" âyeti şöyle tefsir ediliyor:
"Yalan hikâyeler yazarak veya şarkıcı kadınlar tutup herkese ses nağmeleri
dinleterek, Kur’ân dinlemelerine engel olmaya çalışanlara Cehennem ateşini
müjdele!"
Müfessirler, İsra suresinin 64. âyetinde şeytana, (Vestefziz...
bi savtike [Sesinle oynat]) demenin çalgı ile oynat demek
olduğunu, bu âyetin, her çeşit çalgıyı haram ettiğini bildirmişlerdir. (Şeyhzade)
Müfessirler Enam suresinin 70. âyetini, (Dinlerini [şarkı ile,
musiki ile] oyun ve eğlence hâline sokanlardan uzak dur) şeklinde
tefsir etmişlerdir.
(Şimdi
siz bu söze [Kur’âna] mi şaşırıyorsunuz? Gülüyorsunuz da
ağlamıyorsunuz ve siz gafletle oynuyorsunuz.) [Necm 59-61]
"Medârik" tefsirinde "entüm
samidün" ifadesi, (Kur'ân okunduğunu işittikleri
zaman onu dinletmemek için teganniye [şarkı türkü söyleyerek şamataya]
başlarlar, oynarlardı) diye açıklanıyor. İbni Abbas ve Mücahid hazretleri de bu
ifadenin "şarkı" olduğunu söylemiştir. (İgaset-ül-Lehfan)
Resulullah Efendimiz buyuruyor ki:
(İlk
teganni eden şeytandır.) [Taberanî]
(Bir
zaman gelecek, ümmetimden bazısı, zinayı, ipek giymeyi, içki içmeyi,
mizmarı [çalgıyı] helal addedecektir.) [Buharî]
(Gözün
zinası [harama] bakmak, kulağın zinası [haram
şeyleri] dinlemektir.) [Müslim]
Evet, günümüzde bazı tarikatçıların yaptıkları gibi, dönmek,
dümbelek, ney, saz çalmak haramdır. (Tahtavi şerhi)
"Tasavvuf müziği diye bir şey yoktur. Müzik, nefsin gıdası,
ruhun zehridir, kalbi karartır." (Dürr-ül mearif)
İlahileri çalgı ile ney çalarak okumak bid'attir. Harama helal
diyen ve haramı ibadete karıştıran kâfir olur. (Seadet-i Ebediyye)