10/01/2026 Cumartesi Köşe yazarı A.U
Anne babanın en mühim vazifesi!
Hallâc-ı Mansur hazretleri
bir gün dört yüz kişiyle hac yoluna çıktı.
Bir miktar yol gittiler.
Sonra çok acıktılar.
Bunu bu zâta arz edip;
“Efendim,
şu anda kelle kebabı olsaydı ne güzel yerdik” dediler.
Hemen bir elini arkasına uzattı.
Ve tâze pişmiş iki pide ile bir kelle kebabı alıp verdi birine.
Sonra bir daha uzandı.
İki pide bir kelle kebabı daha alıp verdi ikinciye.
Sonra üçüncüsüne...
Sonra dördüncüsüne...
Böylece o dört yüz kişinin tamâmına ikrâm etti bu pide ve
kebaptan.
Onlar kebapları yiyip;
“Şimdi
de tâze hurma istiyoruz efendim” dediler.
Mübârek zât ayağa kalktı.
Ve “Öyleyse ağaç diye beni silkeleyiniz!” buyurdu.
Dediğini yaptılar.
O anda o kadar çok tâze hurma döküldü ki, o dört yüz kişinin
hepsi yedi de bitmedi yine.
● ● ●
Bir gün bu zâta;
“Efendim, anne babanın, çocuklarına karşı en mühim vazîfesi
nedir?” diye sordular.
Cevâben;
“Dînini öğretmektir. Zîrâ bir hadîs-i
şerîfte; (Ey
Eshâbım! Her biriniz bir sürünün çobanı gibisiniz. Nasıl ki, çoban sürüsünden
mesulse, siz de emriniz altındakileri Cehennem ateşinden korumalısınız) buyuruldu”
diye nakletti.