10/03/2026 Salı Köşe yazarı A.U
"Beni, gönül ehli birine götür!"
Fudayl bin İyâd hazretleri,
Hârun Reşid zamânında yaşamış büyük bir velîdir.
Halîfe Hârun Reşid bir gece vezîrini yanına çağırdı.
Ve kendisine;
"Beni, gönül ehli birine götür. Zîrâ kalbim bu şaşaalı
hayâttan sıkıldı. Bir ‘Allah adamı’ görelim de kalbimiz ferahlasın" dedi.
Vezîr cevâben;
"Başüstüne" dedi.
Ve o zamânın evliyâsından Süfyân bin Uyeyne hazretlerine
götürdü.
Kapısını çaldı.
Ve dışarıdan;
"Ey
Süfyân! Sultânımız kapına geldi, seninle görüşmek istiyor" diye
seslendi.
Kapı hemen açıldı.
Hazret-i Süfyân çıktı.
Karşısında Sultânı görünce;
"Amân
Sultânım! Niçin habersiz geldiniz? Bilseydik zât-ı âlinizi yormaz, biz
gelirdik" dedi.
Sultân bunu duydu.
Vezîrinin kulağına;
"Aradığım
bu değil" diye fısıldadı.
Oradan ayrılıp Fudayl bin İyâd hazretlerine gittiler. Bu zât,
Kur’ân-ı kerîm okuyordu.
Sesi duyuluyordu.
Bir âyet-i kerîmede;
"Günahkârlar,
kendilerini, ehl-i takvâ ile bir tutacağımı mı zannediyorlar?" buyuruluyordu
meâlen.
Hârun bunu işitti.
"Bu,
bize kâfi" dedi.
Ve saraya döndü...