15/03/2026 Pazar Köşe yazarı S.K
Kâinat, Yüce Allah'ın varlığının açık delilidir
Kâinattaki mükemmel ahenk ve intizam; her şeyi
yaratan, Allahü teâlânın varlığına açıkça şahitlik etmektedir.
Zerreden güneşe kadar kâinattaki bütün varlıklar büyük bir
ahenk, nizam ve intizam içindedir. Bu ahenk ve intizamın tesadüfen meydana
gelmesi asla mümkün değildir. Kâinata dikkatle bakan bir insan, varlıkların
kendi kendilerine olamayacağını; onları yoktan var eden, varlıkta devam ettiren
ve yok olmaktan koruyan Yüce ve tek Yaratıcı’nın bulunduğunu kolayca anlar.
Allahü teâlâ her şeyi en güzel ve en faydalı şekilde
yaratmıştır. Meselâ, yerküresini güneşten yüz elli milyon kilometre uzaklıkta
yaratmıştır. Daha uzakta yaratsaydı, hiç sıcak mevsim olmaz çok soğuktan
ölürdük. Daha yakında yaratsaydı, çok sıcak olur, hiçbir canlı yaşayamazdı. Bu
mesafe, hayatın devamı için en uygun ölçüdedir.
Etrafımızı saran hava da aynı mükemmel bir dengeye sahiptir.
Hava; hacim olarak yüzde yirmi bir oksijen, yüzde yetmiş sekiz azot ve on binde
üç oranda karbondioksit gazlarının karışımıdır. Oksijen, hücrelerimize kadar
girip oraya gelmiş olan gıda maddelerini yakarak bize güç ve kuvvet verir.
Oksijenin havadaki miktarı daha fazla olsaydı hücrelerimizi de yakar, hepimiz
kül olurduk. Miktarı yirmi birden az olsaydı gıdalarımızı yakamazdı, yine
hiçbir canlı yaşayamazdı.
Yağmurlu ve şimşekli havalarda oksijen, azotla birleşerek havada
nitrat tuzları meydana gelip yağmurla toprağa iner ve bitkileri besler.
Bitkiler hayvanlara, hayvanlar da insanlara gıda olur. Görülüyor ki rızkımız
semada, göklerde hâsıl olmakta, göklerden yağmaktadır.
Havadaki karbondioksit gazı da hayati bir denge unsurudur.
Beyindeki kalp ve teneffüs merkezlerini uyararak çalışmasını sağlar. Havadaki
karbondioksit miktarı azalırsa kalp durur ve nefes alınamaz; miktarı artarsa
boğuluruz. Karbondioksit miktarının hiç değişmemesi lazımdır. Bu dengenin
korunması için Allahü teâlâ denizleri yaratmıştır. Karbondioksit miktarı
arttığında fazlası denizlerde eriyerek sudaki karbonat ile birleşerek onu
bikarbonat hâline çevirir. Bu da dibe çökerek denizlerin dibinde çamur tabakası
hâsıl olur. Havada azalınca çamurdan ayrılıp suya ve sudan da havaya geçer.
Bütün canlılar havasız yaşayamaz. Bu sebeple Allahü teâlâ havayı
her yerde ve her canlıya, çalışmalarına gerek kalmadan karşılıksız veriyor ve
ciğerlerine kadar gönderiyor. Susuz da hayat mümkün değildir. Suyu da her yerde
yarattı fakat susuzluğa daha fazla tahammül edilebildiği için, suyu aranıp
bulunabilecek ve taşınabilecek şekilde yaratmıştır...
Bütün bunlar göstermektedir ki, kâinattaki bu mükemmel ahenk ve
intizam; her şeyi yaratan, Allahü teâlânın varlığına açıkça şahitlik
etmektedir.
Bunu anlayan, Allahü teâlâya iman eder ve Onun Peygamberi
Muhammed aleyhisselâm vasıtasıyla bildirdiği İslamiyet’e uyup dünya ve ahiret
saadetine kavuşur.