19/03/2026 Perşembe Köşe yazarı S.A
İmanlı gönüllerin hasat günü...
Bayramlaşmalar, yalnız yaşayanlarla olmamalı,
kabir ziyaretlerini de yapmalıyız, onlara okumalıyız. Yetim ve fakirleri de
sevindirmeliyiz...
Bayram, bir ay boyunca kulluk şuuru içinde ibadetlerini yapan,
imanlı gönüllerin hasat günüdür, çok mübarek bir gündür. Bu günlerde bize düşen
birçok vazife var; büyüklerimizi, akrabayı ve dostlarımızı
ziyaret etmek, bayramlarını tebrik etmek, dualarını almak gibi...
Onları hatırlar ve sevindirirsek, Rabbimiz de bizi sevindirir.
Bayramlaşmalar, yalnız yaşayanlarla olmamalı, kabir
ziyaretlerini de yapmalıyız, onlara okumalıyız. Bizim gıdaya olan ihtiyacımızdan daha çok
onların duaya ve okumaya ihtiyaçları vardır.
Hatim-i Esam (rahimehullah) buyuruyor ki: Kabir
ziyareti yapan onlara okumasa, kabirdekilere hakaret etmiş olur. Onların
hâlinden ibret almasa, kendisine hakaret etmiş olur!
Bayramın sevincinden fakirleri mahrum etmemeliyiz, onlara yardım
etmeliyiz. Hele, yetim çocuklar varsa onlara daha çok ilgi göstermeliyiz.
Rabbimiz dileseydi, o çocukları değil, bizim çocuklarımızı yetim bırakabilirdi.
Bir bayram günü sevgili Peygamberimiz (aleyhisselam) mescitten
çıktıktan sonra, yolda oynayan çocuklara rastlar. Çocuklar çok neşeli, sevinçle
oynuyorlardı... Hepsi bayramlık yeni elbiseler giymişlerdi, neşe içindeydiler.
Yalnız içlerinden biri eski ve yırtık elbiseleri içinde üzgün bir şekilde
onları seyrediyordu. O çocuğun bu hâli Peygamber Efendimizin dikkatini çekti,
çocuğa yaklaştı ve sordu:
-Yavrum
sen niçin arkadaşlarınla gülüp oynamıyorsun? Çocuk
cevap verdi:
-Ben hem yetimim, hem de öksüzüm. Babam şehit oldu, annem
başkasıyla evlendi!..
Âlemlere rahmet olarak gönderilen efendimiz, şefkatle çocuğun
elinden tutup hane-i saadetlerine götürdü. Sevgi ile saçlarını okşayarak
buyurdu ki:
-Yavrum,
ister misin baban ben olayım, Âişe annen olsun, Hasan ve Hüseyin kardeşlerin
olsun... Yetim çocuk, sevinçten neredeyse uçacaktı ve;
-Nasıl istemem, kim istemez ki, diye cevap verdi...
Çocuğun karnı doyuruldu, elbiseleri yenilendi, daha sonra
oynayan çocukların saflarına katıldı. Onlardan daha çok neşe ile oynamaya
başladı. Çocuklar etrafına toplanıp sordular:
-Nedir sendeki bu hal? Çocuk cevap verdi:
-Biraz önce açtım, şimdi karnım tok, elbiselerim eski idi, şimdi
yeni. Önce yetim idim, Peygamber aleyhisselam babam oldu...
Bu manzaraya şahit olan çocuklar dediler ki:
-Keşke biz de yetim olsaydık, biz de böyle nimetlere
kavuşsaydık...
***
Bizim bildiğimiz, bayramlarda arkadaşları gibi gülemeyen,
oynayamayan fakir ve yetim çocuklar varsa onlara sahip çıkalım. Hiç olmazsa
bayramlarda onlara yetim ve fakir olduklarını unutturalım.
Büyük cihat olarak tarif edilen nefis ile olan muharebeyi
kazanan biri olarak bayram yapmak hakkımızdır. Yememizi içmemizi, nefsimizin
arzu ettiği diğer şeyleri, bizleri yaratan Rabbimizin emri olduğu için bir ay
boyunca terk etmemiz bize dünyada bayram yaptırdığı gibi, ahirette de bayram
yapmamıza vesile olur inşaallah.
Bu vesile ile idrak ettiğimiz bayramın, cümlemize, bütün
Müslümanlara ve bütün insanlara hayırlar getirmesini ve daha nice bayramlara
kavuşmamızı nasip etmesini yüce Rabbimizden niyaz ederim...
.....
NOT: Bu
makale ilk 11 Ekim 2007 Perşembe günü yayınlanmıştır.