22/03/2026 Pazar Köşe yazarı A.U
"Senin kaç kalbin var baba?!"
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri,
harâmîlik yaptığı dönemde, bir gün kendi çocuğunu kucağına almış, seviyordu.
Çocuk ona;
"Beni seviyor musun babacığım?" diye sordu.
Dedi ki:
"Elbette
oğlum?"
"Peki, Allah'ı seviyor musun?"
"Tabii
ki, seviyorum."
"Annemi seviyor musun?"
"Hem
de çok."
Çocuk bu defâ;
"Peki, bu sevgilerin hepsini bir tânecik kalbine nasıl
sığdırıyorsun babacığım?" dedi.
Oğlunun bu sözünden, çok etkilendi.
Ve “hidâyet nurları” dolmaya başladı kalbine.
Çok duygulandı!
Kendi kendine;
"Bu,
bana bir îkaz-ı İlâhî, bunu ona Allah söyletti. Yoksa bu çocuk, bu sözleri
edemezdi. Rabbim, bana acıyıp, bu çocukla beni îkaz ediyor" diye
düşündü...
Bıraktı oğlunu.
Ve ellerini açıp;
"Yâ
İlâhî!.. Söz veriyorum, bundan sonra harâmîlik yapmayacağım, beni
affet" diye yalvardı.
Ve oğluna;
"Evlâdım!
Sen ne güzel vâizsin ki, beni irşâd ettin... Senin nasîhatinle kalbim değişti,
hidâyete kavuştum" dedi.