23/03/2026 Pazartesi Köşe yazarı O.Ü
Tilavet secdesini yapmak vaciptir
Sual: Kur’ân-ı kerimdeki secde âyetleri okunduğu zaman, tilavet secdesini, okuyan mı, dinleyenler mi, kısaca kimler yapmalıdır?
Cevap: Namaz
kılması farz olanların, secde âyetini işitince, secde yapmaları vacip olur.
Secde âyetini işiten cünübün ve serhoşun da, abdest aldıkları zaman secde
etmeleri lazımdır. Uyuyan ve bayılmış veya deli okuyunca, işitenlerin secde
etmesi vacip olur denildi. Fakat, bunların ve kuşun okuması ile secde
edilmemesi doğrudur. Çünkü bunların okuması, hakiki, doğru okumak değildir.
Hakiki okumak demek, Kur’ân-ı kerimi okumakta olduğunu anlâyarak okumaktır.
Çocuk, yaptığını anlayacak yaşta ise, okuması ile, işitenlerin secde etmesi
lazım olur. Daha küçük yaşta ise lazım olmaz. Dağlardan, çöllerden ve başka
yerlerden yansıyıp geri gelen sedayı işitenlerin ve kuştan işitenlerin secde
etmesi vacip olmaz. Dürr-ül-müntekâda; “İnsan sesi olması lazımdır” deniyor.
Radyodan işitilen sesin, insan sesi olmadığı, hafızın sesine benziyen, cansız
alet sesi olduğu bildirilmiştir. Bunun için, El-fıkh-u alel-mezâhib-il erbe'ada
da diyor ki:
“Fonografta, gramofonda, teyipte ve radyoda okunan secde âyeti
işitenin, tilavet secdesi yapması vacip olmaz.”
Secde âyeti hece hece okununca ve yazılınca da secde yapılmaz.
Gayrimüslimin okuduğunu işiten Müslümanların secde etmesi vacip olur.
Sual:
Şafii mezhebindeki Müslümanlar, zekât verirken Hanefi mezhebine uyarak
vermektedirler. Bunun sebebi nedir?
Cevap: Şafii
mezhebine göre, zekât vermek için, zekâtın, Tövbe suresi, altmışıncı âyetinde
bildirilen sekiz sınıf insanın her sınıfına verilmesi lazımdır. Bunlardan,
gönlünü alması lazım gelen kâfir sınıfı, zekât toplayan memur sınıfı ve
kölelikten kurtarılacak borçlu sınıfı bugün yoktur. Bunları bulup zekât vermek
imkânsız olmuştur. Bunun için, Şafii âlimleri, Hanefi mezhebine göre zekât
verilmesine fetva vermiştir. Çünkü Hanefi mezhebinde, bu sınıflardan herhangi
birine vermekle, zekât verilmiş olmaktadır.
Sual:
Din bilgileri için, fıkıh kitabı mı, tefsir kitabı mı okumalıdır?
Cevap: Fıkıh
kitapları varken, din bilgilerini tefsirlerden öğrenmeye kalkışmak, nafile
ibadet olur. Farz-ı ayın olan fıkıh kitaplarını okumayı bırakıp, nafile olan
tefsir okumak, caiz değildir.