25/03/2026 Çarşamba Köşe yazarı A.U
"Allah’ım, bize dünyâda da âhirette de iyilik ver"
Hamîd-üt-Tavîl hazretleri,
Tâbiîn’in meşhur hadîs âlimlerindendir. Basra’da yaşadı ve 143 (m. 761)’de
namaz kılarken vefât etti.
Bu zât rivâyet ediyor:
Peygamberimiz “aleyhisselâm”, bir gün çok zayıf, kuş yavrusu
gibi olmuş bir kişiye rastladı.
Dikkatini çekmişti.
O kişiye dönüp;
“Sen
Allahü teâlâdan bir şey istiyor muydun?" diye
sordu.
O kimse cevâben;
"Evet yâ Resûlallah!" dedi.
Sordular ki:
"Ne
istiyordun?”
O kişi de;
"Allah’ım! Bana âhirette ne ile cezâ vereceksen onu dünyâda
ver, diye duâ ediyordum” dedi.
Resûl-i ekrem;
"Sübhânallah!
Sen buna tâkat getiremezsin. Sen, ‘Allah’ım! Bize dünyâda da âhirette de iyilik
ver ve bizi Cehennem azâbından koru’ diye duâ et" buyurdu.
● ● ●
Bir gün de bu zâta;
“Bize namâzın üstünlüklerinden bahseder misiniz efendim”
dediler.
Cevâbında;
“Doğru
kılınan bir namaz, peygamberlerin sünneti, meleklerin sevdiği, yerin ve
göklerin nûru, bedenin kuvveti, rızkın berekâtı ve duânın kabûlü, ölüm meleğine
şefâatçi ve kabirde ışık, Münker ve Nekir’e cevaptır” buyurdu.