26/03/2026 Perşembe Köşe yazarı O.Ü
İnsanlardan yiyecek, giyecek istemek
Sual: Aç, susuz olan bir kimse, başkalarından yiyecek, içecek ve başka temel ihtiyaçlarını isteyebilir mi?
Cevap: Bir
günlük yiyeceği bulunan kimsenin ve hiç yiyeceği yok ise de, sağlam, çalışacak,
ticaret edecek hâlde olan kimsenin, yiyecek, içecek veya bunları almak için
para istemesi, dilenmesi haramdır. Bunun varlığını bilerek, istediğini vermek
de haramdır. İstemeden verilmesi ve verileni alması caizdir. Bu kimsenin
yiyecek, içecekten başka ihtiyaçlarını mesela, elbise, ev eşyası, kira paraları
istemesi caiz olur. Aç veya hasta olanın, oturacak evi olsa da, yiyecek
istemesi caizdir. Bir günlük yiyeceği olan, olmasa da, çalışabilecek hâlde olan
kimse, ilim öğrenmekle veya öğretmekle meşgul ise, yiyecek istemesi, yine caiz
olur. Parasını harama sarf edene ve israf edene sadaka verilmez.
Sual:
Bir fakire, onu dinen zengin edecek miktarda zekât vermek uygun olur mu?
Cevap: Fakirin,
hiç olmazsa, bir günlük ihtiyacını karşılayacak kadar vermek müstehaptır. Borcu
olmayan ve çoluk çocuğu bulunmayan fakire, nisap miktarı veya malını nisap
miktarına tamamlayacak kadar zekât vermek mekruhtur. Çoluk çocuğu olan fakire,
bunların her birine bölünce, nisap miktarı düşmeyecek kadar, çok zekât vermek
caizdir. Zekâtı, fakir olan kardeşe ve hala, amca, dayı ve teyze gibi yakın
akrabaya vermek daha sevapdır. Yakınları muhtaç iken, başkalarına verirse, sevabı
olmaz
Sual:
Bir kimsenin, zekâtını, bulunduğu yerdeki fakirlere vermeyip de, başka şehir
veya yerdeki fakirlere göndermesinin, vermesinin dinen mahzuru olur mu?
Cevap: Zekâtı
başka şehre göndermek mekruh ise de, akrabaya vermek için veya kendi şehrinde fakir
Müslüman bulamazsa, başka şehre göndermek caizdir. Zekâtı, borcu olana vermek,
fakire vermekten daha iyi olduğu Bezzâziyye fetvasında yazılıdır. Malını israf
edene, haramda kullanana zekât vermenin layık olmadığı Dürr-i Yektâda
yazılıdır.
Sual:
Zengin olup alacaklarını alamayan ve sıkıntıya düşen bir kimse, zekât alabilir
mi?
Cevap: Alacaklarını
ve malını eline geçiremeyen, elindeki bononun ödeme zamanı gelmeyen zengin
kimse, faizsiz ödünç veren kimse bulamazsa, ihtiyacı kadar, zekât alabilir.
Malı eline geçtiği zaman, almış olduğu zekâtı da, fakirlere dağıtmaz.