26/03/2026 Perşembe Köşe yazarı V.T
"En büyük hayır ve iyilik Resûlullah'a uymaktır..."
Sohbet yakınlık için, yakınlık nîmet için,
nîmet lezzet için, lezzet ise kavuşmak içindir.
Seyyid Abdülvehhâb Buhârî hazretleri Hindistan'da yaşayan
evliyânın büyüklerindendir. 1525 (H. 932)'de Delhi'de vefât etti. Mültan'da,
Seyyid Sadreddîn Buhârî'den naklî ilimleri ve tasavvuf ilmini tahsil edip,
yüksek derecelere kavuştu. Delhi'ye giderek talebe yetiştirdi. Hocası Seyyid
Sadreddîn Buhârî'den şu sözleri duydu:
"Dünyâda iki büyük nîmet vardır. Bunlar, bütün nîmetlerden
üstündür, lâkin insanlar bu iki nîmetin kıymetini bilmiyorlar. Onlara
kavuşmaktan gâfil bulunuyorlar. Birincisi; iki cihânın efendisi Muhammed
aleyhisselâmın mübârek vücûdunun, Medîne-i münevverede bulunmasıdır. İkincisi
ise; Kur'ân-ı kerîmdir. Hak teâlâ, onunla söylüyor ve insanlar bundan
gâfillerdir."
Çok kitap yazdı. Yazdığı tefsîrinin bir yerinde; "Ey îmân
edenler; namazlarınızda rükû ve secde edin. Rabbinize ibâdet edin ve hayır
yapın" meâlindeki Hâc sûresi 77. âyet-i kerîmesini tefsîr ederken
buyurmuştur ki: "En büyük hayır ve iyilik; söz, işler ve davranışlarda
Resûlullah'a (sallallahü aleyhi ve sellem) uymaktır. Resûlullah'a tam tâbi
olmak için, kâmil bir zâtın, yetişmiş ve yetiştirebilen bir rehberin sohbetinde
bulunmak lâzımdır. Öyleleri vardır ki, Allah adamlarından biri ile bir
sohbette, mârifet ve saâdete kavuşur. Kalbinde Allah sevgisi artar ve o zâtın
kalbinden kendi kalbine feyz akar. Bu bir sohbet, onun ömrünü arttırıcı olur. O
zâta olan muhabbeti, Allah ve Resûlüne olan muhabbetini arttırır. Hâllerin
kalpten kalbe geçişinin hikmetine gelince; Allahü teâlâ, Muhammed aleyhisselâmı
ülfet, rahmet ve keremle yarattı. Onu kendi ahlâkıyla ahlâklandırdı. Bu
ahlâktan biri şevktir. Resûlullah Efendimiz, Allahü teâlâdan bildirerek buyurdu
ki: (Ebrârın beni görme şevki uzadı. Benim onları görme şevkim daha
kuvvetlidir.) Demek ki, Peygamber Efendimizi bu ahlâkta kemâl üzere yarattı ve
O, şevk sahiplerine müştâk, can atan biri oldu. O'nun şevki, şevk, aşırı istek
sâhiplerinden kuvvetli oldu. Resûlullah'ın bu şevki, kalbden kalbe kıyâmete
kadar, vârislerine ve tâbilerine zamânındaki gibi intikâl eder. Bu da, sohbet
ve ülfetle, yakınlıkla şevk sâhiplerinden şevk sâhiplerine geçmekle olur.
Sohbet yakınlık için, yakınlık nîmet için, nîmet lezzet için, lezzet ise
kavuşmak içindir. Kavuşmanın çeşitlerinin ve semerelerinin artmasının ise sonu
yoktur. Yazı ve söz ile anlatılması ve anlaşılması çok zordur."