►Gereksiz ve Aşırı Cezalandırma Yasağı Hakkında / Hadis

Gereksiz ve Aşırı Cezalandırma Yasağı

 

Riyâzus Sâlihîn / İmâm Nevevî 
BÖLÜM: -132-

Gereksiz ve Aşırı Cezalandırma Yasağı hakkında sahih hadis-i şerifler...

 

 

1604. İbni Ömer radıyallahu anhümâ' dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu aleyhi ve

sellem şöyle buyurdu:
"Bir kadın ölünceye kadar hapsettiği bir kedi yüzünden azâb edildi ve bu sebeple cehenneme
girdi. Hayvanı hapsettiğinde ona bir şey yedirmemiş, içirmemiş, yerdeki haşereleri yemesine bile

izin ve imkân vermemişti. "

 

Buhârî, Enbiyâ 54; Müslim, Selâm 151, 152, Birr 133, 134

 

 

 

 

1605. Yine İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edilmiştir. Kendisi birgün, bir kuşu
hedef olarak dikip ona ok atan Kureyşli gençlerin yanına uğramıştı. Hedefe isabet etmeyen her ok için
kuş sahibine bir ödeme yapıyorlardı. Gençler, İbni Ömer'in geldiğini görünce etrafa dağıldılar. İbni
Ömer arkalarından şöyle seslendi:
– Bunu yapan kim? Allah ona lânet etsin. Şu bir gerçektir ki, Resûllullah sallallahu aleyhi ve sellem

canlı bir hayvanı hedef olarak dikip ona atış yapana lânet okudu.

 

Buhârî, Zebâih 25; Müslim, Sayd 58, 60. Ayrıca bk. Tirmizî, Sayd 9; Nesâî, Dahâyâ 41; İbni Mâce, Zebâih 10

 

 

 

 

1606. Enes radıyallahu anh şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem öldürmek maksadıyla hayvanları bir yere hedef olarak

bağlamayı yasakladı.

 

Buhârî, Zebâih 25; Müslim, Sayd 58; Ebû Dâvûd, Edâhî 11; Nesâî, Dahâyâ 79

 

 

 

 

1607. Ebû Ali Süveyd İbni Mukarrin radıyallahu anh şöyle dedi:
Ben, Mukarrinoğullarının yedinci çocuğu idim. Bizim hepimizin sadece bir kölesi vardı. (Bir gün) en
küçüğümüz onu tokatladı. Bunun üzerine Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem bize o köleyi âzâd

etmemizi emretti.

 

Müslim, Eymân 32–33

 

(Müslim'in bir rivâyetinde (Eymân 33) "yedincisi" yerine "kardeşlerimin yedincisi idim" ifadesi yer

almaktadır.)

 

 

 

 

1608. Ebû Mes'ûd el–Bedrî radıyallahu anh şöyle dedi:
Kölemi kamçı ile döverken arkamdan "Ey Ebû Mes'ûd, bilesin ki. . " diye bir ses duydum. Ancak
kızgınlığımdan sesin sahibini çıkaramadım, sözün gerisini de anlamadım. Yaklaşınca bir de ne
göreyim Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem değil mi! Ve bana, "Ey Ebû Mes'ûd! Bilesin ki
Allah'ın gücü sana, senin bu köleye gücünün yettiğinden çok daha fazla yeter!" diyordu.
Bunun üzerine ben, "Bundan böyle bir daha asla köle dövmeyeceğim" dedim.
Müslim'deki bir rivayette, "Onun heybetinden elimdeki kırbaç yere düşüverdi" ifadesi bulunmaktadır.
Başka bir rivayette (Müslim, Eymân 35): Bunun üzerine ben, " Ey Allahın Resûlü! Allah rızâsı için bu
köleyi kölelikten âzat ettim" dedim. Resûl–i Ekrem de:
– "Beri bak! Eğer böyle yapmasaydın seni mutlaka ateş yakardı (ya da cehennem ateşi seni

sarardı)" buyurdu.

 

Müslim, Eymân 34

 

 

 

 

1609. İbni Ömer radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Resûlullah sallallahu
aleyhi ve sellem şöyle buyurdu:
"Kim, işlemediği bir suçtan ötürü cezalandırmak maksadıyla kölesini döver veya sebepsiz yere

tokatlarsa, bunun kefâreti o köleyi âzat etmesidir. "

 

Müslim, Eymân 30

 

 

 

 

1610. Hişâm İbni Hakîm İbni Hizâm radıyallahu anh'den rivayet edildiğine göre kendisi,
Şam'da, başlarına zeytinyağı döküldükten sonra güneş altında beklemeye mahkum edilmiş çiftçilere
rastladı.
– Bu ne haldir? diye sordu.
– Arazi vergisi (haraç) yüzünden bir rivâyette ise baş vergisi (cizye) yüzünden cezalandırılıyorlar,
denildi.
Bunun üzerine Hişâm:
– Andolsun ki ben, Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem'in:
"İnsanlara haksız yere dünyada azâb edenlere Allah, mutlaka azâb eder" buyurduğunu işittim

dedi ve Emîr'in huzuruna çıkıp durumu ona arzetti. Emîr de çiftçilerin serbest bırakılmalarını emretti.

 

Müslim, Birr 117– 119. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, İmâre 32

 

 

 

 

1611. İbni Abbâs radıyallahu anhümâ şöyle dedi:
Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yüzü ateşle dağlanarak damgalanmış bir merkep gördü ve
durumu çirkin buldu, onaylamadı.
Bunun üzerine İbni Abbas (kendi kendine), Allah'a yemin ederim ki ben bundan böyle hayvanın
yüzünden uzak bir yerine damga vuracağım, dedi. Merkebinin uyluklarına damga vurduttu. İbni Abbâs

böylece uyluklara damga vurduran ilk kişi oldu.

 

Müslim, Libâs 108. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Cihâd 52

 

 

 

 

1612. Yine İbni Abbâs radıyallahu anhümâ'dan rivayet edildiğine göre Nebî sallallahu
aleyhi ve sellem, yüzüne damga vurulmuş bir merkebin yanından geçti. Bunun üzerine;

"Bu hayvanın yüzünü dağlayana Allah lânet etsin!" buyurdu.

 

Müslim, Libâs 107. Ayrıca bk. Ebû Dâvûd, Libâs 52

 

(Müslim'in bir başka rivayetinde de (Libas 106); "Resûlullah sallallahu aleyhi ve sellem yüze vurmayı

ve yüzü damgalamayı yasakladı" denilmektedir.)