İslâmiyet, oyun ve eğlence dini değildir!..

18/12/2019 Çarşamba Köşe yazarı H.Y

Ebû Saîd Ebülhayr’a sordular: ''Filan su üstünde yürüyor. Buna ne dersiniz?'' (Bunun kıymeti yoktur. Ördek ve kurbağa da suda yüzer) buyurdu...

 

Dinde tahrif hareketleri -18-

Ehl-i sünnet âlimlerinin “rahimehümullahü teâlâ” bildirdiği hakiki İslâm dini, bütün hurafelerden uzak, akl-ı selîme muvafık, uygun bir dindir. İslâmiyette ilâhî kitap, Kur’ân-ı kerimdir. Kur’ân-ı kerimde, yalnız Allahü teâlâya ibadet vardır ve bu ibadet şekilleri de, Onun tarafından bildirilmiş olup, en kibar, en vakarlı, en sıhhî ve ubûdiyete, kulluğa en münasip şekillerdir. Kur’ân-ı kerimde bildirildiğine göre, bütün Müslümanlar Allahü teâlânın indinde müsavidir, eşittir. Müslümanın Müslüman üzerine üstünlüğü ancak ilim ve takva iledir. Takva, Allahü teâlâdan korkmak demektir. Kur’ân-ı kerimde, Hucürât sûresi 13. âyetinde mealen, (Allahü teâlânın indinde en kıymetli, en üstününüz, Ondan en çok korkanınızdır) buyurulmuştur. Kur’ân-ı kerimde, insanları Müslüman yapmak için, hiçbir şiddete, hiçbir zorlamaya yer verilmemiş, bilakis yasak edilmiştir. Cihad, imanı, İslâmı tebliğ etmek, bildirmek için yapılır. İman ettirmek için yapılmaz. Kur’ân-ı kerimde insanlara daima merhamet ve şefkat emrolunmaktadır. Bu emirlere kıymet vermeyenlerin Müslümanlıkla irtibatı kalmamıştır.

Osmanlılar zamanında gençler, dinlerini ve vatan sevgisini öğrenmek için, bir âlimin, bir velinin etrafına toplanırlardı. Büyük âlimlerin gösterdiği yola (Tarikat) denildi.Tarikatlar her tarafa yayıldı. Müslümanlar ve vatan sevgisini öğrenen gençler, çoğaldı. Devletleri ele geçiren masonlar, bu hâli görünce, tarikatlara dinsiz kimseleri karıştırdılar. Hakiki Müslümanlar azalıp, kalmayınca, tarikatların birçoğu, dinsizlerin, ahlaksızların elinde kaldı.

Müslümanlık, oyun, müzik, sihirbazlık, hokkabazlık yapmak değildir. Osmanlı Devleti'nin Şeyhülislâmlarından büyük âlim Ahmed ibni Kemâl Efendi “rahime-hullahü teâlâ” (El-münîre) kitabında diyor ki: “Şeyhe ve müride ilk lâzım olan şey, İslâmiyete uymaktır. İslâmiyet, Allahü teâlânın emir ve yasak ettiği şeyler demektir. Peygamberimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) buyurdu ki: (Bir kimsenin havada uçtuğunu ve deniz üzerinde yürüdüğünü yahut ağzına ateş koyup yuttuğunu görseniz, fakat sözleri ve işleri İslâmiyete uygun olmazsa, onun büyücü, yalancı, sapık ve insanları doğru yoldan saptırıcı olduğunu biliniz!)

Evliyanın büyüklerinden Ebû Saîd Ebülhayr’a sordular: ''Filan su üstünde yürüyor. Buna ne dersiniz?'' (Bunun kıymeti yoktur. Ördek ve kurbağa da suda yüzer) dedi. ''Filan havada uçuyor'' dediler. (Sinek ve çaylak da uçuyor. Sinek kadar kıymeti var) dedi. ''Filan, bir anda şehirden şehre gidiyor'' dediler. (Şeytan da, bir solukta şarktan garba gidiyor. Böyle şeylerin dinimizde kıymeti yoktur. Mert olan, herkesin arasında bulunur. Alışveriş yapar, evlenir, ama bir an Rabbini unutmaz) buyurdu.