02/02/2026 Pazartesi Köşe yazarı V.T
Kalp dünyaya meylediyorsa hasta olduğuna işârettir!..
"Tasavvuf tamâmen ciddiyettir. Şaka
nevinden olan herhangi bir şeyi ona karıştırmayınız."
Hâce Şüttâr hazretleri Hindistan evliyâsının büyüklerindendir.
Büyük âlim Şihâbüddîn Sühreverdî hazretlerinin torunlarındandır. Hayatı
hakkında fazla bilgi yoktur. İlim tahsîline başladıktan sonra Hemedâniyye
tarîkatını Ali Hemedânî'den, Kâdiriyye tarîkatini ise Şeyh Abdülvehhâb'dan
öğrendi. Daha sonra Tayfûriyye tarîkati şeyhlerinden Muhammed Ârif'in
sohbetlerine devâm ederek, talebesi oldu. Canpûr şehrinde talebe yetiştirdi.
1428 (H.832) senesinde Mend şehrinde vefât etti.
Bu mübarek zat, sohbetlerinde buyurdu ki:
"Tasavvuf güzel ahlâktır. Bu da üç kısımdır: Birincisi,
Hakk ile beraber olmak yâni Allahü teâlânın emirleine uymak ve bu hususta
gösterişten uzak durmaktır. İkincisi halk ile beraber olmak. Bu da büyüklere
karşı saygı ve edeb, küçüklere karşı şefkat, emsallere ise insaflı ve âdil
davranmakla olur. Üçüncüsü nefse sâhib olmak. Bu ise nefsin boş isteklerine,
hevâ, hevese ve şeytana uymamakla olur. Kim bu üç husûsu nefsinde doğru bir
şekilde tatbik ederse güzel huylulardan olur."
"Tasavvuf tamâmen ciddiyettir. Şaka nevinden olan herhangi
bir şeyi ona karıştırmayınız."
"Kul ne ile muhabbete nâil olur?" diye sorulunca;
"Allahü teâlânın evliyâsına dost olmak, düşmanlarına da düşman
olmakla" buyurdu.
"Kalbin, Allahü teâlâdan ve O'nun dostlarından başkasına
meyletmesi, o kalbin hasta olduğuna işârettir." "İrâde, nefsin
arzularına muhâlefet edip, onu Allahü teâlânın emirlerine yöneltmek ve kendisi
için Allahü teâlânın takdir ettiğine râzı olmaktır."
"Kul, muhabbet makâmına, Allahü teâlânın dostlarını sevmek
ve Allahü teâlâya düşman olanlara düşmanlık etmekle kavuşur."
"Amellerin en üstünü; doğru amel işlemek, sünnet üzere hizmete devâm
etmektir." "Kalbin Allahü teâlâdan başkasına meyletmesi, Allahü teâlânın
azâbını çabuklaştırır." "Yaptığı amellerin, kendisini Cehennem
azâbından kurtarıp, Allahü teâlânın rızâsına kavuşturacağını zanneden kimse,
büyük hatâ etmiştir. Allahü teâlânın fazlı ve ihsânı ile kurtulabileceğini
düşünen kimseyi, Allahü teâlâ rızâ makamlarının en sonuna ulaştırır. Allahü
teâlâ Kur'ân-ı kerîmde Yûnus sûresi 58. âyet-i kerîmesinde meâlen buyurdu ki:
(De ki: Allahü teâlânın ihsânı ve rahmetiyle, işte yalnız bunlarla
ferahlansınlar. Bu, onların toplamakta olduklarından 'dünya menfaatinden' daha
hayırlıdır.)"