03/02/2026 Salı Köşe yazarı A.U
"Rabbimizden ne gelirse râzı olmalıyız"
Tâbiîn-i kirâmdan Muttarif bin Abdullah hazretleri,
95 (m. 713) yılında Basra’da vefât etmiştir.
Bu zâtın oğlu vefât etmişti.
Lâkin “üzüntülü” hâli yoktu.
Saçını sakalını taradı.
Güzel elbiseler giydi.
İnsanlar, böyle yapmasının sebebini sorduklarında; "Allah'tan
gelene rızâ göstermeyip feryat etmemi mi bekliyordunuz? Mâdemki kuluz,
Rabbimizden ne gelirse râzı olmalıyız" buyurdu.
● ● ●
Bir gün de bu zâtı çekemeyenler, kendisini, zamânın vâlisi olan
Ziyâd bin Ebîh'e şikâyet ettiler.
Ziyâd da emretti askerlerine;
"Derhâl
onu yakalayıp huzûruma getirin!”
Hemen gidip getirdiler.
Bu defâ askerlerine;
"Siz
onu tutup getirirken hâlinde herhangi bir değişiklik oldu mu?" diye
sordu.
"Olmadı" dediler.
"Öyleyse
o sâlih bir kimsedir, onu bırakın ve kendisinden özür dileyin!" diye
emretti.
● ● ●
Bir gün de bu zâta;
“Güzel ahlâk nedir efendim?” diye sordular.
Cevâbında;
“Güzel
huy, herkese yumuşak davranmaktır” buyurdu.
Ve ardından;
Hadîs-i şerifte, Peygamber Efendimiz; “Allahü
teâlâ refîktir, yumuşaktır. Her işinde yumuşak huylu olanları sever” diye
nakletti.