08/03/2026 Pazar Köşe yazarı A.U
"Ben Kâbe'ye gidiyorum hanım"
Evliyânın büyüklerinden Fudayl bin İyâd hazretleri,
187 (m. 803) yılında Mekke’de vefât etti.
Gençliğinde işlediği bütün günahlarına tövbe ettikten sonra
Beytullaha gitmeyi arzu etti.
Hanımına seslendi.
Yanına geldiğinde;
"Ben
Kâbe'ye gidiyorum. İster aramızdaki nikâh bağını çözelim, serbest ol, istersen
benimle sen de gel" dedi.
Hanım tereddütsüz;
"Geliyorum" dedi.
Ve gerekli hazırlığı yapıp, yola çıktılar...
Hazret-i Fudayl, hacdan sonra İmâm-ı âzam hazretleriyle görüştü.
Derslerine katıldı.
Çok şey öğrendi.
Ve az zamanda yetişip “âlim” ve “velî” oldu.
● ● ●
Bir gün Arafat Meydanında toplanan kalabalık halka baktı. O anda
herkes Allahü teâlâdan af ve mağfiret diliyorlardı.
O, bu hâli gördü.
Kendi kendine;
"Yâ
Rabbî! Senin affın sonsuz, merhametin nihâyetsizdir. Bu kulların hepsini de
affedebilirsin" dedi.
Ve çok duâ etti...
O an can kulağına;
"Ey
Fudayl! Senin bu hüsnüzannın hürmetine, bu hacıların hepsini affettim" diye
bir ses geldi.