26/01/2026 Pazartesi Köşe yazarı O.Ü
Yakını öleni teselli için...
Sual: Bir yakını ölen kimseye onu teselli etmek için neler söylenebilir ve vefat eden kişi için neler yapılabilir?
Cevap: Konu
ile alakalı olarak İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Hak teâlâ, hepimizi İslamiyetin doğru caddesinde bulundursun!
Enbiyâ suresi 35. ve Ankebût suresi 57. âyetlerinde meâlen; (Her
canlı, ölümün tadını tadacaktır!) buyuruldu. Bunun için,
her insan ölecektir. Ölümden kurtuluş yoktur. Hadis-i şerifte; (Ömrü
uzun, ibadetleri de çok olana müjdeler olsun!) buyuruldu.
Dostu dosta ölümle kavuşturuyorlar. Bunun için, Allahü teâlânın
âşıkları, ölümü düşünerek teselli buluyor, üzüntüleri azalıyor. Ankebût
suresinin 5. âyetinde meâlen; (Allahü teâlâya kavuşmak isteyenler! Biliniz
ki, Allahü teâlâya kavuşmak zamanı herhâlde gelecektir) buyuruldu.
Evet, biz geride kalanlar ve nefse esir olanlar ve Allahü teâlânın rızasına
kavuşmuş olanların ve dünyaya düşkün olmaktan kurtulanların sohbetlerinden
mahrum kalanlar, zararda ve başı yerdeyiz. Nimetlerini size saçan merhume
valideniz, günümüzün en kıymetli varlığı idi. Onun size olan ihsanlarına karşı,
şimdi sizin de ona ihsan etmeniz lazımdır. Dua ederek ve sadaka vererek her an
yardımına koşunuz! Hadis-i şerifte; (Mezardaki ölü, denizde boğulmak üzere olan
kimse gibidir, babasından, anasından, kardeşinden ve arkadaşlarından gelecek
bir duayı hep beklemektedir) buyuruldu. Bundan başka,
onların ölümünü görerek, kendi ölümünü de düşünmeli. Bütün varlığı ile, Allahü
teâlânın beğendiği şeyleri yapmaya sarılmalıdır. Dünya hayatının insanı
aldatmaktan başka bir şey olmadığını düşünmelidir. Dünya kazançlarının Allahü
teâlânın yanında az bir kıymeti olsaydı, düşmanı olan kâfirlere ondan kıl ucu
kadar vermezdi. Allahü teâlâ, bizi ve sizi, kendisinden başka her şeyden yüz
çevirmekle nimetlendirsin! Yalnız kendisine bağlanmakla şereflendirsin!”
Sual:
Yeryüzündeki toprakların kıymetli, efdal olanı var mıdır, eğer varsa bu
topraklar nerededir?
Cevap: En
kıymetli toprak, kabr-i saadette, Peygamber Efendimizin cesedine temas eden
topraklar olup, Arş'tan, Cennetlerden daha kıymetlidir. Ona yakın olan zaman,
mekân, evladı, bütün eşya, Ona uzak olanlardan daha kıymetli, efdaldir. Camiler
ve Peygamberler, bundan müstesnadır.