06/04/2026 Pazartesi Köşe yazarı V.T
İlim sâhiplerinin kıymeti Allah katında yüksektir!
Hadîs-i şerîfte buyruldu ki: "Melekler
ilim tâlibine, ondan râzı oldukları için kanatlarını gererler."
Ziyâüddîn Ahıskavî Efendi Osmanlı âlim ve velîlerinden olup 1733
(H. 1146) senesinde şimdi Gürcistan'da olan Ahıska’da dünyâya geldi. Babasının
vefâtından sonra Kars'a, Erzurum'a, sonra Diyarbakır'a gitti. Oradaki
âlimlerden, çeşitli ilimlerini okuyup icâzet aldı. Sonra Mısır'a giden
Ziyâüddîn Efendi tahsîlini tamamladıktan sonra, İstanbul'a geldi. Bir taraftan
ilim öğretmeye, bir taraftan da kıymetli ve faydalı eserler telif etmeye
başladı. 1813 (H. 1228) senesinde Üsküdar'da vefât etti.
Sohbetlerinde şöyle buyururdu: "İlim ve ilim sâhiplerinin
kadri ve kıymeti Allahü teâlânın katında yüksektir. İnsanlar arasında ise
şerefi büyüktür. İnsan ve cinlerin tabiatında olanlara hürmet
yerleştirilmiştir. İlim, insanları cehâletten irfân derecesine ulaştırır. Ebedî
saâdete ve devlete kavuşmakta sağlam bir ip, Cehennem'e düşmekten kurtulmakta
güvenilir bir vâsıtadır. Allahü teâlâ Kur'ân-ı kerîmde meâlen buyuruyor ki:
(Allahü teâlâdan kullar içinde ancak âlimler korkar.)" [Fâtır sûresi: 28]
Hadîs-i şerîflerde buyruldu ki: "Melekler ilim tâlibine,
ondan râzı oldukları için kanatlarını gererler."
"Sudaki balıklara kadar gökdekiler ve yerdekiler âlim için
istiğfar ederler (onun günahlarının bağışlanmasını isterler)."
"Âlimin âbide üstünlüğü, ayın diğer yıldızlara üstünlüğü
gibidir."
Fıkıh âlimi Ebü'l-Leys Semerkandî buyurdu ki: "Âlimle
berâber oturup, onun anlattıklarından bir şey hâtırında tutamayan kimse için
böyle olmasına rağmen yedi fayda vardır: 1. İlim öğrenenlerin fazîletine
kavuşur. 2. Âlimin meclisinde bulunduğu müddetçe günahlardan korunmuş olur. 3.
Evinden ilim öğrenmek için çıktığı zaman üzerine rahmet iner. 4. İlim meclisine
oturduğunda meclise inen rahmetten o da nasibini alır. 5. Orada anlatılanları
dinledikçe, kendisine sevap yazılır. 6. Dersi dinler de anlayamadığı zaman
üzülür, gamlanır, kalbi kırık olur. Bu hâli Allahü teâlânın hadîs-i kutsîde;
(Ben, benim için kalbi kırık olanların yanındayım) buyurduklarından olmasına
vesîle olur. 7. Âlimin üstün, fâsıkın, günâh işleyenlerin aşağı tutulduğunu
görüp kalbini fısktan, günâh ve kötü şeylerden çevirir. Bunun içindir ki,
Resûlullah Efendimiz sâlihlerle, iyi kimselerle berâber olmayı
emretmiştir."