07/01/2026 Çarşamba Köşe yazarı H.Y
Namaz, hayatın bereketidir...
Allahü teâlâ namaz kılanı çok seviyor. Allahü
teâlânın Âdem aleyhisselâmdan beri her Peygambere mutlak verdiği emir,
kendisine inanmak ve namaz kılmak...
Hiçbir Peygamber yoktur ki, ümmetine namazı farz kılmamış olsun.
Cenâb-ı Peygamber “aleyhissalâtü vesselâm” buyuruyor ki: “Namaz
mü’minin Mi’râcıdır.”
Gazetemizin kurucusu Merhum Enver Ören Ağabey anlatıyor:
“Üniversitede talebeyim. Zooloji laboratuvarında derse bir
girdin mi, 7-8 saat sürüyor. Yani bir giriyorsun öğleden sonra, tâa akşama
kadar çıkabilirsen! Tabii bu arada ikindi namazı var. Ama ikindi vakti sigara
çay molası veriyorlar. Ben o vakitte bayanlara mahsus bir vestiyer var.
Mantolarını falan asıyorlar. Başka da yer yok. Orada bir yer ayarlıyorum
kendime, seriyorum seccadeyi namazımı kılıyorum. Perihan Hanım diye Karadenizli
bir asistanımız vardı. Bir gün yine sigara çay molası dedi. Sigaracılar dışarı
çıktı. Tabii ben de çıktım. Kalanlar hocaya demişler ki, 'Efendim, Enver Ören
sigara içmez ki, niye çıkıyor? İsterseniz gelince ondan kibrit isteyin bakalım
verebilecek mi? O sigara bahanesiyle namaz kılmaya gidiyor!' Namazdan geldim.
Hoca, 'Sayın Ören şu çakmağını verir misin?' dedi. Yok dedim. 'Kibrit' dedi.
Dedim yok. 'Ne marka sigara içiyorsun?' dedi. Fakat millet başladı fıkır fıkır
gülmeye. Hemen meseleyi anladım. Hoca, 'Anlaşıldı otur' dedi. Sonra çantasından
bir sürü kâğıtlar çıkardı ve herkese dağıttı. Dedi ki: 'Şimdi sizi imtihan
edeceğim ama bunun notlarınıza hiçbir tesiri olmayacak. Ben biraz da kendimi
kontrol etmek için yapıyorum, acaba bugüne kadar size ne kadar faydalı oldum
diye' dedi. Soruları sordu. Biz yazmaya başladık. Sonra kâğıtları topladı.
Oturdu kürsüye, bütün kâğıtlara bakarak not verdi. Hepsi bitince notları okumaya
başladı ki; 1, 1, 1, 1, 2, 2, 1, 1, 1... Yani 3 alan yok. Bana sıra geldi,
9,5... Hoca oradakilere dedi ki: 'Bu arkadaşınız namaza gidiyor diye arkasından
güldünüz ve ona gerici dediniz. Bu benim kanıma dokundu. Ve şimdi görüyorsunuz
ki, hiçbir haberi olmaksızın, ben bir Müslümanın hakikaten gerici mi ilerici mi
olduğunu anlamak için imtihan yaptım. Hepiniz bir iki puan alırken o 9,5 aldı.
Hepinize ilan ediyorum, bu arkadaşınızı yanıma laborant alıyorum. İşte
anahtarım. Benim odamda istediği zaman namazını kılsın!..'
Düşünün o günün şartlarında talebesin ve üniversiteden maaş
alıyorsun, sana ait bir de yer veriyorlar, istediğin kadar namaz
kılabiliyorsun! Olacak iş değil. Böyle bir yer bulamazsın. Namaz kılmam, ders
çalışmam, dinlenmem için hakikaten böyle bir yere çok çok ihtiyacım vardı.
Velhasıl Allahü teâlâ o namazın bereketi ile çok rahat bir tahsil hayatı
yaşattı. O kadar bereketli oldu ki, üniversite eğitimi normal olarak en az dört
senedir. Ben hem laborantlık yaptım, Sabah gazetesinde musahhihlik yaptım,
birkaç talebeye ders verdim ve her gün üniversitedeki çalışmalarımı yaptım...
Boş zamanım hiç yok. Buna rağmen üniversiteyi üç senede bitirdim...
Üniversiteyi üç senede bitirmemin karşılığında bana NATO tercihli burs verildi!
Nereye? Napoli’ye. Yani işler öyle rast gitti ki! Sebep, namaz!.."