07/05/2026 Perşembe Köşe yazarı A.U
Boşa geçen günlerime yanıyorum...
Tebe-i tâbiîn’in büyük hadîs âlimlerinden Selâm
bin Ebî Muti’ hazretleri 164. (m. 780) senesinde vefât
etti.
Kendisi Basralıdır.
Bu zât şöyle anlatıyor:
Bir hastayı ziyârete gitmiştim.
İnleyip duruyordu...
Acıdım hâline.
Ona yaklaştım.
Ve kendisine;
“Öyle
hastalar var ki, evsiz ve kimsesiz olup, sokaklarda dertleriyle baş başa
kalmışlar, su verenleri bile yok. Onları düşün de hâline şükret” dedim.
Ve ayrıldım.
Bir müddet geçti.
Tekrar ona gittim.
“Nasılsın?” dedim.
Cevâben;
“Şükürler
olsun... Evim var, hizmet edenim var, çok kimse bunlardan mahrum. Ben bunları
düşündükçe seviniyor, Rabbime şükrediyorum” dedi.
● ● ●
Yine bu zât anlatıyor:
Bir gün Mâlik bin Dînar'ın yanına gittim.
Vakit geceydi.
Karanlıkta “kuru ekmek” yiyordu.
Yemek yapacak kabı bile yoktu...
Acıdım hâline.
Ve suâl ettim ki:
“Bu ne hâldir?”
Cevâben;
“Beni
bırak da geçen günlerime yanayım. Zîrâ koskoca bir ömür geçti gitti, hiçbir şey
yapamadım” dedi.