14/04/2026 Salı Köşe yazarı O.Ü
Din adamının sapıtmasının alameti!
Sual: Bir kimsenin din ilimlerini tahsil ettiği hâlde, yanlış yollara sapmasının, hatta hainlik etmesinin ne gibi alametleri vardır?
Cevap: Konu
ile alakalı olarak Muhammed bin Fadl Belhî hazretleri buyuruyor ki:
“İslamiyet nurlarının kalblerden ayrılıp, kalblerin kararmasına
dört şey sebep oldu. Bildikleri ile amel etmemek. Bilmeyerek yapmak.
Bilmediklerini öğrenmemek. Başkalarının öğrenmelerine mâni olmak.”
Önceki devirlerde ve zamanımızda bazı kimseler, din ilimlerini,
ilim adamı tanınmak veya mala yahut bir makama kavuşmak için öğrenmişlerdir.
Din adamı olmayı, geçime ve siyasete vasıta yapmışlardır. Bunlar, din
ilimlerini amel etmek için öğrenmiyorlardı. İsimleri din adamıdır, gittikleri
yol ise, cahillerin yoludur. Allah rahimdir, affı sever diyerek, büyük günah
işliyorlar. Akıllarına, keyiflerine göre hareket ediyorlar. Başkalarının da
böyle yapmalarını istiyorlar. Kendilerine uymayan hakiki Müslümanları
kötülüyorlar. Kendilerinin, doğru yolda olduklarını, huzura kavuşacaklarını
zannediyorlar. Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarından derlenmiş olan doğru
kitapları okumuyorlar, çocuklarına da okutmuyorlar. İçleri kötü, sözleri
yaldızlı ve yalandır. Her gün başka şekle girerler. İnsanların yüzlerine
gülerler, arkalarından kötülerler. Bidat karışmamış olan doğru kitapların
okunmasına mani olurlar. Bu kitapları okumayın, bozuktur derler. Bunları
neşredenleri ve okuyanları tehdit ederler. Mezhebsizlerin zararlı kitaplarını,
yaldızlı reklamlarla överler. İslamiyet bilgilerine hakaret ederler. Kısa
akılları ile yazdıkları şeyleri ilim ve fen diyerek gençlerin önüne sürerler.
Hâlbuki, İslam âlimleri ve tasavvuf büyükleri hep İslamiyete yapışmışlardır.
Bunun neticesi olarak, yüksek derecelere kavuşmuşlar ve insanlara faydalı
olmuşlardır. Bunlara dil uzatanların din cahili oldukları anlaşılır. Bu
cahillerin yaldızlı sözlerine aldanmamalıdır. Bunlar, din hırsızlarıdır. Saadet
yolunu kesici zındık veya mezhepsizdirler.
Sual:
Suyun içine kavun, karpuz kabuğu gibi çeşitli yiyecek artıkları düşse, bu su
ile abdest alınır mı?
Cevap: Konu
ile alakalı olarak Kudûrî şerhinde deniyor ki:
“Bir suya, temiz şeyler karışsa, su ismi değişmedikçe, rengi
dönse bile, onunla abdest alınır.”