14/05/2026 Perşembe Köşe yazarı O.Ü
Kurban kesmesi vacip olanlar
Sual: Elinde mevcut birikmiş parası olmayıp da, evi, arabası olan kimsenin, kurban kesmesi gerekir mi?
Cevap: İhtiyacı
olan eşyadan ve borçlarından fazla olarak, zekât nisabı kadar malı, parası
bulunan her Müslümanın, fıtra vermesi ve kurban kesmesi vacip olur. Fıtra ve
kurban nisabına malik olana zengin denir. Bunun zekât alması haram olur.
İhtiyaç eşyası demek, kıymetleri ne kadar çok olursa olsun, bir
ev, bir aylık yiyecek, her yıl üç kat elbise, çamaşır, evde kullanılan eşya ve
aletler, binecek vasıtası, meslek kitapları ve ödeyeceği borçlarıdır. Bu
eşyanın mevcut olması şart değildir. Eğer mevcut iseler, zekât, fıtra ve kurban
için nisap hesabına katılmazlar. Ticaret için olmayan, ihtiyacından artan eşya,
kiradaki evler, evindeki süs eşyası, yere serili olmayan halılar, kullanılmayan
fazla ev eşyası, sanat ve ticaret aletleri, burada ihtiyaç eşyası sayılmaz. Bunlar
fıtra ve kurban için, nisap hesabına katılır. Oturduğu ev büyük ise,
ihtiyacından fazla, kullanılmayan odaların nisaba katılmaması sahihtir.
Köyde, çölde, şehirde mukim olan, akıllı, baliğ, hür ve Müslüman
erkek ve kadının, ihtiyacından fazla nisap miktarı malı veya parası varsa,
Kurban Bayramı için niyet ederek, belli günlerde, belli bir hayvanı kesmeleri
vacip olur. Şeyhayne göre, babasının, zengin çocuğu için de çocuğun malından
kesmesi lazımdır. Etini bu çocuktan başkası yiyemez. Çocuktan artan et satılıp,
parası ile çocuğa, elbise gibi, devamlı kullanılabilecek şeyler alınır. Fakat
fetva imâm-ı Muhammedin ictihâdına göredir. Buna göre, babanın çocuğu için
kendi malından da, çocuğun malından da kesmesi vacip değildir.
Sual:
Sadece maaşı olan ve bununla da zar zor geçinen fakat kurban nisabına malik
olan bir kimse, kurban kesecek midir?
Cevap: Aldığı
kira veya maaşla güç geçinen bir kimse, nisaba malik ise, para biriktirip,
fıtra vermeli ve kurban kesmelidir. Etin hepsini kavurma yapıp, birkaç ay et parasından
biriktirerek gelecek yılın fıtra ve kurban parası olarak saklamalıdır. Böylece,
fıtra ve kurban sevabından mahrum kalmamalıdır. Kurban kesen, kendini
Cehennemden azat etmiş olur. Bir hadis-i şerifte;
(Hasislerin,
cimrilerin en kötüsü, kesmesi vacip olduğu hâlde kurban kesmeyendir) buyuruldu.