14/06/2026 Pazar Köşe yazarı V.T
"Ey oğlum! Cömert ve güler yüzlü ol..."
"Herkese ihsan ve iyilikte bulun. Allahü
teâlânın yarattıklarına eziyet ve sıkıntı verme..."
Halvetî Alâeddîn Efendi Osmanlı âlim ve velîlerindendir. Fâtih
Sultan Mehmed Han devrinde yaşadı. Karaman'da (Lârende) vefât etti. Bursa'da
Seyyid Yahyâ Halvetî hazretlerinin sohbetlerinde yetişip kemâle geldi.
İstanbul'a gittiğinde orada halktan ve devlet adamlarından insanlar sohbetine
koşup talebe oldular. Bu kalabalık o kadar çok oldu ki, İstanbul'dan uzak bir
yerde bulunması uygun görüldü. Karaman diyârında ikâmete memur edildi. Burada
vefâtına kadar sohbetleriyle çok kimselere hak yolu gösterdi. Oğluna şunları
anlattı:
-Ey oğlum! Sana Allahü teâlânın kitâbına, Resûlullah Efendimizin
sünneti seniyyesine uymayı, îtikâdını evliyâullahın da bağlı olduğu, Ehl-i
sünnet vel cemâat âlimlerinin bildirdikleri doğru îtikâda göre düzeltmeni
tavsiye ederim... Âlimlere, tasavvuf ehline, Kur'ân-ı kerîm ehline hürmet et.
Vicdanın, için temiz olsun, cömert ve güler yüzlü ol. Başkalarına ihsan ve
iyilikte bulun. Allahü teâlânın yarattıklarına eziyet ve sıkıntı verme.
Arkadaşlarının hatâ ve kusurlarını affet, görmezlikten gel. Büyük, küçük
herkese nasihat eyle, hırs ve tamahı terk eyle. Bütün ihtiyaçlarında Allahü
teâlâya tevekkül et, güven. Çünkü Allahü teâlâ, kendisine sığınanları mahrum
etmez. Herkese bilhassa sana karşı olanlara yumuşaklık, alçak gönüllülük, güler
yüzlülük ile davranmaya gayret et. Sana, Rabbinden alıkoyan dünyalığa makam ve
mevkıye kalbinin meyletmemesini tavsiye ederim. Çünkü nefs, hevâ, nefsin arzu ve
istekleri, şeytan ve dünya, insanın dört düşmanı olup, herbirine karşı
kullanılacak harb âletleri vardır. Nefsin silahı tokluk, hapishanesi açlıktır.
Hevânın silahı, çok konuşmak; sükût, konuşmamak ise, onun zindanıdır. Dünyânın
silahı insanlarla fazla berâber olmak, onlar arasında fazla bulunmak, çâresi
yalnızlık ve onlardan uzak kalmaktır. Şeytanın silâhı gaflet yâni Allahü
teâlâyı unutmak; ona karşı tedbîr, Allahü teâlâyı anmak ve hatırlamak, O'nun
büyüklüğünü düşünmektir.
Zikir, Allahü teâlâya kavuşmakta en kısa yoldur. Bilgisizlik
ölümdür. Allahü teâlâ ilim verdikçe canlanma başlar. Her bilgi bir vebâldir. Bu
vebâlden kurtulmak amel etmekle mümkün olur. Her amel fayda vermez. Fayda
vermesi Allahü teâlâ için yapılmaya bağlıdır. İhlâs elde edilmedikçe, kurtuluşa
erilmez.