15/02/2026 Pazar Köşe yazarı A.U
Ahireti düşünerek hep ağlayan zat!..
Tâbiîn-i kirâmdan Âmir bin Abdullah hazretleri
bir cenâze görseydi kendinden geçer ve âhiretteki hâlini düşünürdü.
Şöyle ki;
“Ölüm
meleği rûhumu güç mü alır, kolay mı? Kabre girdiğimde mezarım vücûdumu sıkıp da
kemiklerimi birbirine geçirir mi? Suâl meleklerine nasıl cevap veririm? Amel
defterim sağımdan mı verilir, yoksa solumdan mı?”
Hep bunları düşünüp kendinden geçer ve ağlayıp yaş akardı
gözlerinden!
● ● ●
Sohbetlerinde;
“Kardeşlerim!
Dışı, içine uymayan birini görmek isterseniz bana bakın” buyururdu.
Sevdikleri, ona;
“Niçin böyle söylüyorsun efendim?” derlerdi.
Onlara cevâben;
“Çünkü
yüz kadar iyi huy biliyorum. Onlardan birini bile kendimde göremiyorum. Kötü
huyları sayıyorum. Hepsinin kendimde olduğunu görüyorum” derdi.
● ● ●
Bir gün de dostlarına;
“Uygunsuz
bir sözü terk etmek; nefse, bir gün oruç tutmaktan daha ağır gelir. Uzun yaz
günlerinde oruç tutmak, gıybet konusunda dili tutmaktan daha kolaydır” buyurdu.