15/05/2026 Cuma Köşe yazarı V.T
Malım mülküm yok deme, olmadı diye gam çekme...
"Bu yalan dünyâ, dâimâ insanlara gaflet
gömleği giydirir. Bu fâni mülkü elimizden alır."
Mürşidî Efendi son devir Osmanlı evliyasındandır. Diyarbakır'da
doğdu. 1760 (H.1174) senesinde aynı yerde vefât etti. Birecikli Ebû Bekr
Efendiden tasavvuf yolunu öğrendi. Tahsilinin sonunda hilâfet aldı.
Diyarbakır'da çok talebe yetiştirdi...
Bir gün talebeleri ile sohbet ederken, bir talebesinin nasîhat
istemesi üzerine ona şöyle buyurdu:
"Aslâ dünyâ malına meyletme. Ancak kimseye el açmayacak
kadar malın olsun yeter. Bilmez misin her işin hayırlısı ortasıdır. Dünyâ
âhiretin tarlasıdır. Sen bu âleme para ve mal toplamak için gelmedin. İyi
ameller yapmak için geldin...
Kimseye el açmayacak ve yetecek kadar mal kazandıktan sonra,
vaktini Hak teâlâya ibâdet ederek geçir. Ondan sonra yat ve istirâhat et.
Unutma, nefsinin de sende hakkı vardır. Topladığın o mal ve mülk senin değil
mîrasçılarınındır. Senin rızkın, ancak âlemlerin rızık vericisi olan Allahü
teâlâ tarafından sana yemen içmen için verilenden ibârettir...
Malım mülküm yok deme. Olmadı diye gam çekme. Bu benim mülkümdür
diyene, bir gün ecel gelir. Bu sûrette o malın sâhibi olduğuna dâir iddâsı
yalan olur. Bu yalan dünyâ, dâimâ insanlara gaflet gömleği giydirir. Bu fânî
mülkü elimizden alır. Kendini ona sâhip sanacak bir yalancı müşteri bulur. O da
ölür, yerine başkası çıkar. Dünyânın âdeti böyledir. Verir alır, alır verir...
Sakın kapına gelen fakirleri boş çevirme. Bir şeyin varsa,
gizleyip yok deme. Verdiğin sadakayı da övünme vâsıtası yapma. Sağ elinin
verdiği sadakayı sol elin bilmesin. Cömertlik tâcını giymek istiyorsan, Allahü
teâlânın aç ve muhtaç kullarını kollamalısın. Allahü teâlânın huzûrunda makbûl
olmak istersen, herkes için hayır dile, insanları şefkatle sev. Kimsenin
işleyeceği hayra mâni olma. Ne kadar iyilik etsen, yaptıklarını sayma. En küçük
hayır ve şer amel defterine yazılır. İhlâsla, içtenlikle ve riyâdan uzak
işlediğin bir amelin olsa, Allahü teâlâ onu amel defterine dağlar kadar büyük
olarak geçirtir...
İyilik ettiğin kimseye yaptığını başa kakıcı olma. İyilik
ettiğin kimseden sana minnet beslemesini istersen, yaptığın iyiliğin bir
kıymeti kalmaz. Bana iyi desinler diye yapılan iyilikler riyâ eseridir."