15/06/2026 Pazartesi Köşe yazarı A.U
Kabîle reîsinin kızı âşık oldu...
Yûsüf bin Hüseyin Râzî hazretleri,
Rey şehrinde yaşadı.
915 (H.304) yılında vefât etti.
Seyahatlerinden birinde Arabistan'da bir kabîleye uğradı. Kabîle
reîsinin kızı, onu görüp âşık oldu.
Bir yolunu buldu.
Ve yanına geldi.
Yûsüf bin Hüseyin yalnızdı o saatte.
Kızı görünce hızla uzaklaştı oradan.
Başını dizlerine koydu.
Öylece uyudu.
Ve rüyâ gördü.
Cennet gibi bir yer ve yeşiller giyinmiş çok güzel kimseler
vardı. Biri de, pâdişah misâli taht üzerinde oturuyordu...
Onlara sordu ki:
"Sizler kimsiniz?"
Onlar cevaben;
"Bizler
melekleriz. Taht üzerinde oturan da Yûsüf Nebî’dir. Yûsüf bin Hüseyin'i
ziyârete geldik" dediler.
Çok hayret etti!
Mahcup oldu!
Ve ağlamaklı bir sesle;
"Sübhânallah!
Ben kim oluyorum ki, Hak teâlânın peygamberi, benim ziyâretime gelsin" dedi.
O anda Hazret-i Yûsüf tahttan inip, onun yanına geldi. Müsâfaha
etti.
Ona sarıldı.
Ve buyurdu ki:
“Ey Yûsüf! Kabîle reîsinin güzel kızı, sana geldi. Allah’tan
korktun! Ve Ona sığınarak oradan uzaklaştın. Allahü teâlâ, senin hâlini bize
gösterip; (Ey Yûsüf! Bak, senin Zelîha'dan kaçtığın gibi, bu Yûsüf de kabîle
reîsinin kızından öylece kaçtı) buyurdu. Ve bana, seni
ziyâret etmemi emretti."