18/02/2026 Çarşamba Köşe yazarı A.U
Gariplere ikrâmda bulunan zat...
Tâbiîn’den büyük âlim Âmir bin Abdullah hazretleri,
bir gün kâfileyle yolculuğa çıkmıştı.
Az sonra karşılarına korkunç bir arslan çıktı.
Yolcular korktular!
Ve telâşa düştüler!
Büyük velî, arslana yaklaştı.
Ve ağzını sıkıca tuttu.
Arslan sâkinleşip hareketsiz kaldı.
Kervan gidip uzaklaşınca, arslan da ayrıldı oradan...
● ● ●
Âmir bin Abdullah hazretleri; kışın şiddetli soğuklarda abdest
alacağı zaman, soğuk olan su, sıcak olurdu...
Ayrıca biri bir şey hediye ettiğinde alıp cebine koyar,
karşılaştığı herkese verirdi.
Ama o şey eksilmezdi...
● ● ●
Bu mübârek zât, garipleri, özürlü ve delileri toplar, onlara
yemek yedirir, ikrâmda bulunurdu.
Onu böyle görenler;
"Bunların aklı yok, ikrâmı ne bilir?” dediğinde;
"Allahü
teâlânın bilmesi kâfidir" buyururdu.
● ● ●
Bu mübârek zât “ölüm hastalığına” tutulduğu zaman üzülüp
ağlamaya başladı!
Yakınları;
“Niçin ağlıyorsun, ölümden mi korkuyorsun?" dediler.
Cevâben;
"Benden
daha çok ağlaması gereken kim vardır ki? Sonsuz bir yolculuğa çıkıyorum, ama
hiç bir azığım yok!" buyurdu.