18/05/2026 Pazartesi Köşe yazarı A.U
Müslüman, her canlıya merhamet duyar...
Yezid bin Ebî Habîb hazretleri,
Tâbiîn’in büyük âlimlerinden olup, 128 (m. 745) târihinde Mısır’da vefât etti.
Aslen Sûdanlıdır.
Bu zât, bir gün hastalandı.
Vâli, ziyâretine geldi.
Hürmetlerini arz edip;
“Geçmiş
olsun” dedi.
Ve bunun ardından;
"Üzerinde
pire kanı bulunan elbise ile namaz kılınır mı?" diye
fıkhî bir mesele sordu bu zâta.
O ise, sırtını döndü.
Hiç cevap vermedi...
Çünkü vâlinin uygunsuz hâllerini ve halkına yaptığı eziyet ve
zulümleri işitmişti.
Vâli, suâlini tekrar sordu.
Ve cevap bekledi.
Durumsa aynıydı.
Sırtı ona dönüktü.
Ve bu hâlde iken; "Sen her gün, nice mâsum insanları
öldürüyorsun, onların kanlarından sormuyorsun da ‘pire kanı’ hakkında
soruyorsun?" dedi.
O, dersini almıştı.
Artık zulmetmedi halkına.
● ● ●
Bir gün de bu zâta;
“Müslümanlık nedir efendim?” diye sordular.
Cevâbında;
“Allahü
teâlânın emir ve yasaklarına saygılı olmak ve O’nun mahlûku olan her canlıya
acımaktır” buyurdu.
Sordular yine:
“Müminin şiârı nedir efendim?”
Cevâben;
“Güleryüz,
tatlı dildir. Münâfıklar, çatık kaşlı ve asık suratlı olurlar” buyurdu.