18/05/2026 Pazartesi Köşe yazarı V.T
“Tasavvuf ehli, aynı toprak gibidir"
“Tasavvuf; hakîkatlere sarılmak, derin, ince,
manâlı konuşmak ve insanlardan bir şey beklememektir.”
Seyyid Nûbânî hazretleri son devir Osmanlı evliyasındandır. 1904
(H.1322) senesi Kudüs yakınındaki Mezra köyünde vefât etti. Yûsuf Nebhânî
eserlerinde ondan sıkça bahseder.
Bu mübarek zat sohbetlerinde buyurdu ki:
Ma’rûf-i Kerhî hazretleri buyurdu ki: “Tasavvuf; hakîkatlere
sarılmak, derin, ince, manâlı konuşmak ve insanlardan bir şey beklememektir.”
Cüneyd-i Bağdadî hazretleri buyurdu ki: “Tasavvuf ehli, toprak
gibidir. Toprağa kötü şeyler atılır. Fakat toprak iyi şeylerle (çiçek vs.)
karşılar, güzel şeyler verir.”
Yine buyurdu ki: “Tasavvuf ehlinin kalbi, İbrâhim aleyhisselâmın
kalbi gibi dünyâya düşkün olmaktan uzak ve Allahü teâlânın emirlerine
itaatkârdır. Teslimiyeti, İsmâil aleyhisselâmın teslimiyeti gibidir. Hüznü,
Dâvûd aleyhisselâmın hüznü gibi, fakri, Îsâ aleyhisselâmın fakri gibidir.
Sabrı, Eyyûb aleyhisselâmın sabrı gibi, şevki, Mûsâ aleyhisselâmın duâ ederken gösterdiği
şevk gibidir. İhlâsı da, Muhammed aleyhisselâmın ihlâsı gibi olan kimsedir.”
Yine buyurdu ki: “Allah adamının, tasavvuf ehlinin üç vasfı
vardır: Toprak gibidir. İyiye de, kötü kimseye de verir. Bulut gibidir, her
şeyi gölgeler. Yağmur gibidir, sevilen kimseyi de, sevilmeyen kimseyi de
sular.”
Ebü’l-Hüseyn hazretlerine, “Tasavvuf nedir?” diye sorulunca
buyurdu ki: “Bunu anlatmak, ifâde etmek çok zordur. Fakat onu tadan anlar.”
Abdullah bin Ömer rivâyet etti. Resûlullah (sallallahü aleyhi ve
sellem ) buyurdu ki: “Allahü teâlâ, rûh gargaraya gelmedikçe kulun tövbesini
kabûl eder.”
Büyük âlim ve aynı zamanda vâ’iz olan Ebû Sa’d buyurur ki:
“Tövbe yüksek makamlardan ve Allahü teâlânın sevgisini gerektiren
amellerdendir. Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen: (Allahü teâlâ, tövbe
edenleri sever) (Bekâra-222) buyuruyor.
Sehl bin Abdullah hazretleri buyurur ki: “Tövbe, yaptığı
günahlara pişmanlık duymak ve zemmedilen hareketlerden, Allahü teâlânın râzı
olduğu işlere dönmektir. Doğru bir tövbe edebilmek için; helâlinden yemek,
âzâlarını kötülüklerden ve günahlardan muhafaza etmek, bu husûslarda Allahü
teâlâdan yardım istemek lazımdır.
Zünnûn-i Mısrî hazretlerine tövbe sorulduğu zaman: “Avamın
tövbesi, günahlardan, havassın (seçilmişlerin) gafletten dolayıdır.” buyurdu.