18/06/2026 Perşembe Köşe yazarı O.Ü
İnsan, başına gelecekleri düşünmeli
Sual: Çoğu insan, hiç ölmeyecekmiş, hiç hesaba çekilmeyecekmiş gibi hareket etmektedir. Hâlbuki bir insanın her şeyden önce sonunu düşünmesi, ona göre hazırlık yapması gerekmez mi?
Cevap: Dünya
hayatı çok kısadır ve her günü de geçip hayal olmaktadır. Her insanın sonu
ölümdür. Bundan sonrası da, ya daimî azap veya ebedî nimetlerdir. Bunların
vakitleri, herkese süratle yaklaşmaktadır.
Bunun için insan, kendine merhamet etmeli, gaflet uykusundan
uyanmalıdır. Bâtılın bâtıl olduğunu görerek, ondan kurtulmaya çalışmalı, Hakkın
da hak olduğunu görerek, ona tabi olmalı, sarılmalıdır. İnsanın vereceği karar,
çok mühimdir ve vakit ise, çok azdır. Her insan, muhakkak ölecektir ve insan
öldüğü vakti düşünmeli, başına geleceklere hazırlanmalıdır.
Hiç kimse, Hakka tabi olmadıkça, ebedî azaptan kurtulamaz. Ölüm
anındaki son pişmanlık, insana fayda vermez ve son nefeste Hakkı tasdik etmek,
kabul olmaz. Sadece Müslümanın günahlarına tövbe etmesi, kabul olur. O gün,
Allahü teâlâ, insana;
“Kulum!
Sana akıl nurunu vermiştim. Bununla, beni anlamanı, bana ve Peygamberim
Muhammed aleyhisselama, Onun getirdiği İslam dinine iman etmeni emretmiştim. Bu
Peygamberin geleceğini, Tevrat'ta ve İncil'de haber vermiştim. İsmini ve dinini
her memlekete yaydım. İşitmedim diyemezsin. Gece gündüz, dünya kazancı için,
dünya zevkleri için çalıştın. Ahirette başına gelecekleri hiç düşünmedin.
Gaflet içinde iken, mevtin, ölümün pençesine düştün” derse,
acaba o insan buna nasıl cevap verecektir?
Bunun için her insan, başına gelecekleri düşünmeli, ömrünü tüketmeden,
aklını başına toplamalıdır. İnsanın etrafında gördüğü, konuştuğu, sevdiği,
korktuğu kimselerin hepsi, birer birer ölmektedir. Her biri birer hayal gibi,
gelip gitmektedirler. İnsan iyi düşünmeli, tercihini ona göre yapmalıdır. Ebedî
olarak ateşte yanmak, çok büyük azaptır! Sonsuz nimetler içinde yaşamak ise,
çok büyük bir nimettir. Bunlardan birini seçmek, hayatta iken, insanın
elindedir. Herkesin sonu, bu ikisinden biri olacaktır. Bundan kurtulmak
imkânsızdır. Bunu düşünmemek, çare aramamak, tedbir almamak, büyük cahillik ve
cinnettir. Hadis-i şerifte buyuruldu ki:
(Arzusu
ahıret olup, ahıret için çalışana, Allahü teâlâ dünyayı hizmetçi yapar.)