21/06/2026 Pazar Köşe yazarı V.T
"İnsanlara muhâlefet etmekten uzak ol!.."
"Tövbe; geçmişte yapılan günâh ve hatâya
pişmân olmak ve onu, ondan sonra terk etmektir."
Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri büyük velîlerdendir. İran’da
Nişâbûr’da doğdu. 969 (H.359) senesinde orada vefât etti. Zamanın meşhur
âlimlerinin sohbetlerinde bulunmuş, bu âlimlerden ilim öğrenmiş, hadîs-i şerîf
dinleyip rivâyet etmiştir.
O evliyâya ve evliyâyı görenlere karşı saygılı ve tevâzu ile
davranırdı. Kendisinin görmediği bir velîyi gören biri ile karşılaşsa, hemen
yanına yaklaşarak elini öper, ona karşı hürmetkâr davranır, onun önünden
gitmezdi. Sebebini soranlara da; "Onlar birçok velîyi görüp ilim ve feyiz
aldı, ben ise çokları ile görüşmedim" derdi.
Şöyle anlatılır: Bir gün Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri, Şeyh
Ebû Abdullah Hafîf ile bir köprüye geldiler. İki kişi yan yana bu köprüden
geçemezdi. Şeyh Ebû Abdullah ona; "Sen önden yürü!" deyince,
Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri; "Ne sebeple önden yürüyeyim?" dedi.
Şeyh; "Sen Cüneyd-i Bağdâdî'yi görmüşsün, ben ise görmedim" dedi.
Kendisi anlatır: Şam'a gitmiştim. Üç gün sonra da Ebû Abdullah
Celâl'in yanına gittim. "Ne zaman Şam'a geldin?" dedi. Ben de üç gün
olduğunu söyleyince; "Üç gündür neredeydin?" diye sordu. Ben de;
"İbn-i Cûsa'nın yanında hadîs-i şerîf yazıyordum" deyince, bana;
"Nâfilenin fazîleti, seni birçok vazifeden alıkoydu" buyurdu...
Kendisine sirke ile ilgili olarak sorulduğunda, şu hadîs-i
şerîfi okuyarak cevap verdiler: "Sirke ne güzel yemektir."
Ebü'l-Hasan Sayrafî hazretleri buyurdu ki: "Dünyâ temeli
zorluk üzerine kurulmuş bir evdir. Orada zorluk olmadan yaşamak
imkânsızdır."
"İnsanlar Allahü teâlâyı heves ve kolaylıkla ararlar.
Hâlbuki dünyâdan vazgeçmedikçe Hakk'ı bulmak mümkün değildir."
"İnsanlara muhâlefet etmekten uzak ol!"
"İlmin yararlı bir hâlde bulunması için, onun bulunduğu yer
olan kalbin temiz olması lâzımdır."
"Eğer bir kimse, boş oturur, hiçbir iş yapmaz, bu yaptığına
da, 'Zühd, dünyâyı terk etmek' adını koyarsa, onun yaptığı şeytana tâbi
olmaktan başka bir şey değildir. Hiçbir faydalı iş yapmayarak, ömrünü boşa
harcayandan daha hayırsız bir kimse yoktur."
"İnsan vücûdunda amellerin tohumu, yenilen lokmadır. Bir
kimse lokmayı gaflet içinde yerse, lokma helâlden de olsa, insanların ondan
fayda görmesi mümkün değildir."
"Tövbe; geçmişte yapılan günâh ve hatâya pişmân olmak ve
onu, ondan sonra terk etmektir."