22/02/2026 Pazar Köşe yazarı V.T
Cimrilikten ve isrâftan son derece sakının!
"Bütün işlerinizde orta hâl üzere olun.
İsrâf ve haddinden fazla dağıtmakla, elde bir şey kalmaz..."
İzzeddîn Ebû Muhammed Dîrînî hazretleri evliyânın
büyüklerindendir. 1216 (H.613) yılında doğdu. 1295 (H.694) senesinde Kahire'de
vefât etti. Zamânındaki âlimlerden ilim öğrendi ve evliyanın sohbetinde
bulundu. Tasavvuf yolunda yüksek mertebelere kavuştu. Şâfiî mezhebi fıkıh
âlimiydi.
Talebelerine bir sohbetinde şöyle nasîhat etti: "Bütün işlerinizde ve
hareketlerinizde, orta hâl üzere olun. Cimrilikten ve isrâftan son derece
sakının. İsrâf ve haddinden fazla dağıtmakla, elde bir şey kalmaz. Bir gün
insan muhtaç kalır. Cimrilik yapmak, hâl ve harekette ölçülü olmamakla da, kişi
îtibâr bulamaz. Sakın dünyânın parlaklığına, câzibesine ve onun dışı tatlı, içi
zehir olan hîlelerine aldanma. Onun inci gibi görünen ön dişlerinin arkasında,
parçalayıcı dişler saklıdır. Çünkü dünyânın sağı solu belli olmaz. Bakarsın
bâzen suda ateş parçası olsun ister. Bâzen insana yapamayacağı şeyleri teklif
eder. Böylece insan, boyundan büyük işlere girer de helâk olur gider. Eğer
kadere, Allahü teâlânın hükmüne rızâ gösterirseniz şerefli bir hayat
yaşarsınız. Yok, imkânsız bir şeyin olmasını ümit ederseniz, ümidinizi,
tehlikeli bir şey üzerine binâ etmiş, kurmuş olursunuz...
Zaman akıp gidiyor. Hâdiseler birbiri peşinden geliyor.
Yumuşaklık; vekar ve sükûnettir. Dünyâ hırsı bir anlıktır. Sabır, yumuşak
olmaya, meseleler üzerinde temkinli ve dikkatli hareket etmeye vesîle olur.
Kızmak, kabalığa yol açar. Dünyâ hayâtı, bir uyku hâlidir. Ölüm, bu uykudan
uyanmaktır. İnsanın ömrü, hep sonra yapacağım, edeceğim ile geçer. İnsanların
temenniden başka sermâyeleri yoktur. Sonra yaparım diyenin düşüncesi, sonraya
asılıp sallanmak gibi olmayacak düşüncelerdir. İnsanların günleri çok çabuk
geçer. İnsan, gençliğinin kıymetini bilmelidir. Hiç vakit kaybetmeden,
gençliğin her ânını değerlendirmelidir. Sonra, âh gençliğim, tekrar elime geçse
de iyi işler yapsaydım, diye pişmanlık duyulur. Onun için, gençliğin, insana
emânet olduğunun farkında, idrâkinde ve bunun şuurunda olmak ne kadar mühimdir!
Ömürler, yolculuktan başka bir şey değildir. Âhiret yolculuğunun
çok yakın olduğunu, hatırınızdan aslâ çıkarmayınız. Âhiret hazırlığını elden
kaçırmaktan çok sakınınız. Çünkü, her girişin bir çıkışı vardır. (Bu dünyâya
geldiğimiz gibi, bir gün bu dünyâdan ayrılacağız.) Yaptığınız uygunsuz işler
için bir sebep ve özür göstermeyi bırakınız. Allahü teâlânın emirlerine uyup,
yasaklarından sakınmakta gevşeklik göstermeyiniz. Âhirete hazırlanmakta sabırlı
olunuz ve sebât gösteriniz.