24/05/2026 Pazar Köşe yazarı S.K
Bereket nedir ve bereketsizliğe sebep olan şeyler nelerdir...
Bereket, malın çokluğunda değil; helâl
lokmada, şükürde, ibadette ve Allahü teâlânın rızasına uygun yaşanan bir
hayattadır.
İnsan, çoğu zaman huzuru malın çokluğunda arar. Daha çok
kazanırsa daha rahat edeceğini zanneder. Hâlbuki her çokluk huzur getirmez, her
azlık da darlık değildir. Nice az kazanç vardır ki gönle ferahlık, eve huzur,
sofraya bereket olur. Nice çok mal da insanı telaşa, endişeye ve nice dünya
meşgalesine sürükler. Bu sebeple asıl mesele, malın çokluğu değil; hayırlı ve bereketli
olmasıdır.
Bereket,
az olanın çok fayda vermesi; küçük bir imkânla büyük hayırların
yapılabilmesidir. Bereketli lokma bedene şifa, gönle huzur olur. Bereketli
kazanç aileye saadet getirir. Bereketli ev; içinde Kur’ân-ı kerim okunan,
muhabbet olan, ibadet edilen ve hayırlı işler yapılan evdir.
Bereketsizlik bazen çok şey içinde gizlenir. İnsan çok kazanır
ama yetiremez, yer ama doymaz. Çünkü bereket rakamlarla ölçülmez. Onun ölçüsü;
şükür, kanaat, dua ve Allahü tealanın rızasına uygun bir hayattır.
Rızık Allahü teâlânın takdiri iledir. İnsan, kendisi için
ayrılmış olan rızka kavuşur. Ancak o rızka hangi yoldan kavuştuğu önemlidir.
Helâlinden kazanır, haramdan sakınırsa rızkı bereketli olur. Haram, hile, yalan
ve kul hakkı ise rızka huzur değil sıkıntı getirir.
Bu
sebeple mümin, yalnız “çok kazanayım” diye değil, “helâl ve hayırlı olsun” diye
düşünmelidir. Kazancının helalinden olmasına dikkat eden
kimse, sofrasını ve gönlünü korur.
Yemeğe besmele ile başlamak, yemeği aile fertleriyle birlikte
yemek, sahura kalkmak, rızka razı olmak, misafire ikram etmek, eve girince
selam vermek, Kur’ân-ı Kerim okumak, dua etmek, namaz kılmak, ana babaya hizmet
etmek, harama ve helale dikkat etmek berekete sebep olur.
Çok yemin etmek, kanaatsizlik, ana babaya karşı gelmek, harama
yönelmek ve şükretmemek bereketi gideren şeylerdendir. Çünkü nimet, kıymeti
bilinince artar; gafletle yapılan işlerde bereket gider.
Bereket, Allahü tealânın rahmeti, lütfu ve ihsanıdır. Sofrada
besmele varsa lokma bereketlenir. Kazanç helâlse kazanılan mal hayra vesile
olur.
İnsan bazen nimeti çokluğuna bakarak ölçer. Halbuki helâl bir
lokma, dolu sofralardan; temiz bir kazanç, yüksek kazançlardan; huzurlu bir ev,
saray gibi evlerden daha kıymetlidir. İnsanı asıl zengin eden, sahip
olduklarının çokluğu değil, onlardan hayır görmesidir.
Bereketli bir hayat, insanın dünyasının da ahiretinin de güzel
ve hayırlı olmasına vesile olur. İnsan, azla yetinmeyi bildiğinde gönlü zengin
olur. Şükrettiğinde nimeti artar. İbadetlerini yaptığında rızkı da ömrü de
bereketlenir...
Unutmamalıdır
ki bereketli az mal, bereketsiz çok maldan
üstündür. Gerçek zenginlik, malın çokluğu değil; gönlün huzuru, kazancın
temizliği ve nimetin bereketidir.