25/01/2026 Pazar Köşe yazarı S.K
Dünyada ve âhirette mesut olmak için...
Allahü teala, kullarına mesut olmak yolunu,
Peygamberler vasıtası ile bildirmiştir. Çünkü insanlar bu saadet yolunu, kendi
akılları ile bulamazlar.
İnsanın dünyada ve âhirette mesut olması için, Müslüman olması
lazımdır. Dünyada mesut olmak, iman edip, rahat ve huzur içinde yaşamak
demektir. Âhirette mesut olmak, Cennete gitmek demektir. Allahü teala,
kullarına çok acıdığı için, mesut olmak yolunu, Peygamberler vasıtası ile
bildirmiştir. Çünkü insanlar bu saadet yolunu, kendi akılları ile bulamazlar.
Bütün peygamberler Allahü teâlânın bildirdiği şeyleri söylemişlerdir. Hepsi
aynı imanı bildirmiştir. Peygamberlerin söyledikleri saadet yoluna (Din)
denir. Muhammed aleyhisselâmın bildirdiği dine (İslamiyet) denir. Şimdi
dünya ve ahiret saadetine kavuşmak için İslamiyet’i öğrenip inanmak lazımdır.
Bütün üstünlükler, faydalı şeyler, İslamiyet’in içindedir.
İslamiyet, insanların yardımlaşmalarını, kardeşçe yaşamalarını, Allahü tealanın
emirlerine saygı göstermeyi ve mahlûklara merhameti, toprağını, bayrağını
sevmeyi istemektedir. İyi huylu olmayı emredip, kötü huyları, şiddet ile
yasaklamaktadır.
İslamiyet, herkesle iyi geçinmeyi, iffeti ve hayâyı emreder.
Tembelliği, boş vakit geçirmeyi meneder. İlme, fenne, tekniğe, endüstriye önem
verir. İnsanların yardımlaşmasını, birbirlerine hizmet etmesini ister. Dini,
vatanı, mezhebi ve inanışı başka olanların, canlarını, mallarını ve namuslarını
korumayı emreder, bunlara saldırmayı, kesinlikle yasaklar.
Başka dinlerin hepsi bozulmuş, ilâhî hükümler yerine, insan
kafasından çıkan fikirler, düşünceler yer almıştır. Bunun için ilerleyen,
değişen hayat karşısında, şekiller ve ölü kelimeler hâlinde kalmışlardır.
Allahü teala, İslâm dinini, hayatın yürümesini, ihtiyaçların değişmesini
karşılayacak, terakkileri, gelişmeleri sağlayacak esaslarla göndermiştir. İslâm
dini, ırk, milliyet, siyasi inanç, lisan ve tahsil seviyesi ayırt etmeksizin,
her insanın şeref ve itibarına hürmet ettiği için, büyük başarı sağlamakta,
yabancılar arasında Müslümanlık yayılmaktadır. Bu miktarın her sene artmakta
olduğunu istatistikler göstermektedir.
Birçok diplomat, devlet, ilim ve fen, hatta din adamlarının
Müslüman oluşları, İslamiyet’in büyüklüğüne hayran kaldıklarındandır.
Misyonerler, milyarlar harcayarak Hristiyanlık propagandası yapıyorlar. Hâlbuki
propagandasız, birçok yabancı, İslam’ı seçmekte ve dünyada Müslümanlık gittikçe
artmaktadır.
Müslüman doğan ve hayatı Müslümanlar arasında geçen bir kimse,
belki İslamiyet’in üstünlüklerinin farkına bile varmaz. Fakat, başka bir din
taşırken İslamiyet’i inceleyen bir kimse, aradaki farkı çok iyi görür, anlar ve
takdir eder.
Müslüman olanların çoğaldığını gördükçe, onların İslam’ın
üstünlüğüne, yüksek meziyetlerine dair sözlerini okudukça Müslüman olduğumuz ve
böyle büyük bir nimete sahip olduğumuz için Allahü teâlâya şükrediyor ve
dinimiz ile iftihar ediyoruz.