26/05/2026 Salı Köşe yazarı V.T
“Allahü teâlâ, dilediğini siler dilediğini değiştirmez"
"Allahım! Kalbleri iyiden kötüye, kötüden
iyiye çeviren, sensin. Kalbimi, dîninde sabit kıl!"
Ebû Bekr bin Neccâd hazretleri Hadîs ve fıkıh ilminde, zamânının
en önde gelen âlimlerinden idi. 867 (H.253) senesinde Bağdât'ta doğdu. 959
(H.348) senesinde orada vefât etti. Birçok âlimden ilim aldı. Hanbelî
mezhebindeki meseleler kendisinden sorulup, fetvâ istenirdi. Çok eseri vardır.
Yaşadığı devirde, Irak'taki Hanbelî âlimlerinin en büyüğü idi. Bir dersinde
şunları analttı:
Ra’d suresindeki: “Allahü teâlâ, dilediğini siler. Dilediğini
değiştirmez. Ümm-ül-kitâb O’ndadır” âyet-i kerîmesinde, Levh-i mahfûz bildirilmektedir.
Ümm-ül-kitâb, ezelî olan kelâm-ı ilâhînin ismidir. Melekler, bunu anlayamaz.
Zamanlı değildir. Yani burada zaman yazılı değildir. Allahü teâlâdan başka,
kimse bilmez. Hiç yok olmaz. Levh-i mahfûzda ise, değişiklik olur. Bunu
melekler görür, insanın, işine göre, ömrü ve rızkı değişir, iyiler kötü,
kötüler iyi olarak değiştirilebilir. Böylece, birine ölümüne yakın iyi işler
yaptırıp, son nefeste îmânla gönderir. Başkasına kötü amel işletip, imansız
gönderir. Bunun için Resûlullah (sallallahü aleyhi ve sellem) her zaman;
“Allahümme yâ mukallibelkulûb, sebbit kalbi alâ dînik” duâsını okurdu (ki, Ey
büyük Allahım! Kalbleri iyiden kötüye, kötüden iyiye çeviren, ancak sensin.
Kalbimi, dîninde sabit kıl, yani dîninden döndürme, ayırma! demektir.)
Eshâb-ı Kirâm “aleyhimürrıdvân” bunu işitince; “Yâ Resûlallah!
Sen de dönmekten korkuyor musun?” dediklerinde; “Mekr-i ilâhiden, beni kim
temin eder?” buyurdu. Çünkü, hadîs-i kudsîde; “İnsanların kalbi, Rahmânın
kudretindedir, Kalbleri, dilediği gibi çevirir” buyurulmuştur. Yani, Celâl ve
Cemâl sıfatları ile, kötüye ve iyiye çevirir. Levh-i mahfûza ilk olarak “Benden
başka Allah yoktur. Muhammed benim resûlümdür ve habîbimdir ve her şey benim
mahlûkumdur. Her şeyin Rabbiyim, Halikıyım” yazıldı. Sonra, Peygamberleri ve
kıyâmete kadar gelecek insanların iyileri saîd olarak, kötüleri de şaki olarak
yazıldı.
Kader değişmez. Kaza, kadere uygun olarak meydana gelir. Kaza,
her gün çok değişip, sonunda kadere uygun olunca yaratılır. Kazâ-i muallak
şeklinde, yaratılacağı yazılmış olan bir şey, kulun iyi ameli ile değişip
yaratılmaz. Evliyâ, kaderi ambara, kazayı ölçeğe benzetmiştir.