28/05/2026 Perşembe Köşe yazarı V.T
"İnsanların sözlerine değil, işlerine bak..."
"Kendi kendisine faydası olmayan kimseden
çok sakınmalıdır. Nerede kaldı ki, onun başkasına faydası olsun!"
Şemseddîn Marmaravî hazretleri Halvetiyye tarîkatında Ahmediyye
şûbesinin kurucusudur. 1435 (H.839) yılında Akhisar'ın Göl Marmarası köyünde
doğdu. Uşak'ın Kabaklı köyünde Şeyh Alâeddîn Uşşakî hazretlerinin sohbetleri
ile mânevî mertebelerden geçerek şeyhlik pâyesine yükseldi. İcâzet aldıktan
sonra, Manisa'ya gönderildi. 1504 (H.910) yılında Manisa'da vefat etti.
Şemseddîn Marmaravî hazretleri bir sohbetlerinde talebelerine;
"İyi dinleyiniz!" dedikten sonra şu nasihatte bulundu:
"İnsanın kalbinde bir hevâ ağacı bitmiştir ki yedi dalı
vardır. Her dal bir tarafa yönelir. Birincisi göze, ikincisi dile, üçüncüsü
kalbe, dördüncüsü nefse, beşincisi ebnâ-i cinse (diğer insanlara), altıncısı
dünyâya, yedincisi âhiretedir. Her dalın bir çeşit meyvesi vardır. Göze yönelen
dalın meyvesi harama bakmaktır. Dile yöneleninki, başkasının ayıp ve
kötülüklerini söylemek, gıybet etmektir. Kalbe yöneleninki, başkalarına kin ve
düşmanlık etmektir. Nefse yöneleninki, şüpheli şeyler ile, haram ve mekruhları
işlemektir. İnsanlara yöneleninki, onlardan üstün olmak, onları hor ve hakîr
tutmak, aşağı görmektir. Dünyâya yöneleninki, uzun emel sâhibi olmak, aş, iş,
mal ve makam hırsı ile dolu olmaktır. Âhirete yönelen dal ise, üzüntü ve
pişmanlıktır. İnsanda hevânın, arzu ve isteklerin kökü bâkidir, kalıcıdır.
Elbette devamlı tâze dallar verir. Ancak Allahü teâlânın emirleri yerine
getirilir, yasaklarından sakınılırsa hevâ ağacı kalpten sökülüp atılır. Kötü
huyları, ahlâkları gidip, güzel huylar ile süslenir. Bu ise bir rehberin yol
göstermesi ile mümkün olur."
İyi bir arkadaşın nasıl olacağını anlatırken buyurdu ki:
"Herkes ile arkadaş olma! Konuştuğun kimselerin akıl ve
anlayışlarına uygun konuş. Tekebbür etme, kibirlenme! Sırrını kimseye söyleme!
Herkesin sözüne aldanma! İnsanların sözlerine değil, işlerine bak! Kendi
kendisine faydası olmayan kimseden çok sakınmalıdır. Nerede kaldı ki, onun
başkasına faydası olsun. Kötü bir kimse ile arkadaş olan iyi bir kimse, eğer
onu kendisine çevirip iyi yapabilirse ne âlâ, eğer bunu yapamaz, kendisi de ona
benzer ve onun gibi olursa, o zaman çok fenâdır."