30/12/2025 Salı Köşe yazarı V.T
Ehl-i sünnet itikadının temel esasları...
İmânda şüphe olmaz. Mümin, imânında şüpheye
yer vermemelidir.
İshâk bin Muhammed Semerkandî hazretleri Hanefî mezhebi fıkıh
âlimlerindendir. Semerkand’da doğdu. Fıkıh ve kelâm ilmini, meşhûr âlim Ebû
Mensûr Muhammed Mâtürîdî’den tahsil etti. Ebû Bekr Verrâk ve zamanındaki Belh
evliyâsı ile sohbet etti ve onlardan tasavvuf ilmini öğrendi. 342 (m. 953)
senesinde vefât etti. Çok kitap yazdı. Eserlerinden “es-Sevâd-ül-a’zam”
kitabında, bir insanın “Ehl-i sünnet vel cemâatten olabilmesi için, altmışbir
temel esâsı kabûllenmesi gerekir. Bu temel esaslardan bazıları şunlardır:
1. İmânında şüphesi olmayacak. Mümin, imânında şüpheye yer
vermemelidir. Çünkü Allahü teâlâ Kur’ân-ı kerîmde meâlen şöyle buyuruyor:
“Müminler ancak o kimselerdir ki; Allaha ve Peygamberine îmân etmişlerdir,
sonra îmânlarında şüpheye düşmemişlerdir.” (Hucûrât-15)
2. Günahkâr olan mümine, günaha helâl demedikçe kâfir
denmeyecek. Meselâ, bir Müslüman yüz bin cana kıysa, yüz bin küp şarap içse ve
bu günahlara helâl demedikçe yine mümindir. Bir Müslümana kâfir diyenin,
kendisi kâfir olur.
3. Hayır ve şerrin Allahü teâlânın takdîriyle meydana geldiğine
inanacak. Çünkü Cebrâil (aleyhisselâm), Peygamber Efedimize (aleyhisselâm)
îmânın ne olduğunu sorduğunda, imânın altı temel esâsını açıklamış ve sonunda
şöyle buyurmuştur: “Îmânın altıncı şartı da, kadere, hayır ve şerrin Allahü
teâlâdan ol duğuna inanmaktır.”
Mümin bilmelidir ki, hiçbir şey ilâhi kaza dışında meydana
gelemez ve kul Allahü teâlânın kazasının önüne geçemez. Allahü teâlânın
kazasını inkâr ve reddetmek de küfürdür.
4. Allahü teâlânın kelâmı olan Kur’ân-ı kerîm mahlûk değildir
diyecek ve inanacak. Çünkü Kur’ân-ı kerîm, hakiki anlamında Allahü teâlânın
sözüdür. Kurân-ı kerîm mahlûktur diyen küfre gider. Peygamber Efendimiz
(aleyhisselâm) bir hadîs-i şerîfte buyurdu ki: “Ümmetim üzerine bir zaman
gelecek ki, o zaman bazı kimseler Kur’ân mahlûktur (yaratılmıştır) diyecek.
Aranızdan, yaşayıp da onlara yetişen olursa, kendileri ile ağız mücadelesi
yapmasın, onlarla oturup kalkmasın, çünkü onlar yüce Allaha küfretmişlerdir.
Onlar Cennete gidemezler, kokusunu alamazlar.”
5. Kabir azâbını hak bilecek ve inanacak. Kabir hayatının
varlığını Peygamber Efendimiz (aleyhisselâm) şöyle açıklıyor: “Kabir ya Cennet
bahçelerinden bir bahçe veya ateş çukurlarından bir çukurdur.” (Her gece Mülk
sûresini okuyandan, Allahü teâlâ kabir azâbını uzaklaştırır.)