31/05/2026 Pazar Köşe yazarı S.K
Gaflet ve zararları...
Akıllı insan, ölümü unutmadan yaşayan insandır.
Ölümü düşünmek insanı karamsarlığa değil, doğruluğa götürür.
Gaflet; insanın dünya meşguliyetlerine dalarak Allahü teâlâyı ve âhireti
unutmasıdır.
İnsan yalnız dünya işleriyle meşgul olup ölümü, hesabı ve Allahü
teâlâya vereceği cevabı düşünmez hâle gelirse büyük bir gaflet içine düşer.
Çünkü dünya hayatı çok kısa, âhiret hayatı ise sonsuzdur.
Bugün insanlar sabah erkenden kalkıyor, gece geç saatlere kadar
çalışıyor, koşuyor, yoruluyor ve türlü sıkıntılar çekiyor. Fakat bütün bu telaş
içinde çoğu zaman niçin yaratıldığını düşünmeye fırsat bulamıyor. İnsan; yalnız
yemek, içmek, eğlenmek ve para kazanmak için yaratılmadı. Allahü teâlâya kulluk
etmek ve O’nun rızasını kazanmak için yaratıldı.
Dünya işleri elbette yapılacaktır. İnsan çalışacak, ailesinin
nafakasını kazanacak ve sorumluluklarını yerine getirecektir. Fakat bütün ömrü
sadece dünya için geçirmek büyük bir kayıptır. Çünkü insanın kalbi, âhireti
unutarak yalnız dünya ile huzur bulamaz. Dünya sevgisi arttıkça kalpte hırs,
endişe ve tatminsizlik çoğalır. İnsan daha çok kazanmak ister fakat çoğu zaman
iç huzurunu kaybeder. Hâlbuki gerçek huzur, dünya ve âhiret dengesini
kurabilmektedir.
Gerçekten dünya çok aldatıcıdır. İnsan, sağlıklı iken ölümü uzak
zanneder. Gençken yaşlanmayacağını düşünür. Elindeki nimetlerin hiç
bitmeyeceğini sanır. Hâlbuki ölüm; genç, yaşlı demeden herkese gelecektir. Nice
insanlar vardı ki dün bizimle konuşuyor, planlar yapıyor ve hayaller kuruyordu;
bugün ise toprağın altındadır. Bu dünya ne zenginlere kaldı ne de güçlü
insanlara. Her gelen, bir gün göçüp gitti.
Akıllı insan, ölümü unutmadan yaşayan insandır. Ölümü düşünmek
insanı karamsarlığa değil, doğruluğa götürür. Çünkü ölümü düşünmek kalbi
yumuşatır, insanı haramlardan uzaklaştırır ve iyiliğe yöneltir. İnsan, âhirette
hesaba çekileceğini düşünürse sözlerine ve davranışlarına daha çok dikkat eder.
Gafletin en büyük zararlarından biri de kalbi katılaştırmasıdır.
Kalbi katılaşan insan, başkalarının acısını hissetmez hâle gelir. Merhameti
azalır, vicdanı zayıflar. Hâlbuki dinimiz; merhameti, yardımlaşmayı ve
insanların sıkıntılarını gidermeyi emretmektedir. Dünyada yapılan hiçbir iyilik
karşılıksız kalmayacaktır. Bir yetimin başını okşamak, bir hastayı ziyaret
etmek veya bir fakire yardım etmek bile insanın kurtuluşuna vesile olabilir.
İnsan bazen büyük ibadetler yapamadığını düşünerek üzülür.
Hâlbuki samimi bir niyetle yapılan küçük bir iyilik bile Allahü teâlâ katında
çok kıymetlidir. Önemli olan ihlâs ve samimiyettir.
Bu sebeple insan her gün kendisini hesaba çekmelidir. Çünkü
gafletten kurtuluş, insanın kendini tanıması ve Rabbine yönelmesiyle mümkündür.
Dünya geçici bir gölgelik gibidir. İnsan burada kısa bir süre
misafirdir. Kalıcı olan; iman, güzel ahlâk ve salih amellerdir. Gerçek kazanç
ise geçici dünya hayatını değerlendirip ebedî hayatı kazanmaktır.