Farz ibadetleri yapmanın önemi

01/12/2020 Salı Köşe yazarı R.A

Hadis-i şerifte buyuruldu ki: “Allahü teâlâ, (Farzla bana yaklaşıldığı gibi, hiçbir şeyle yaklaşılamaz)  buyurdu.”

 

 

Peygamber Efendimiz (aleyhis-salâtü ves-selâm), namaz, oruç, zekât ve cihâdla alâkalı olarak buyurmuşlardır ki: [Kütüb-i sittedeki sıraya göre zikredelim]

“Uyuyarak veya unutarak bir namazı kılamayan, hâtırlayınca kılsın.” [Buhârî, Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî]

“Allahü teâlâ, 'Farzla bana yaklaşıldığı gibi, hiçbir şeyle yaklaşılamaz' buyurdu.” [Buhârî, Beyhekî, Uyûnül-besâir] Yani Allahü teâlânın rızâsına kavuşmak için, önce farzları edâ etmek şarttır.

“Borcu varken verilen sadaka kabûl olmaz.” [Buhârî]

Borcu ödemek farzdır; sadaka vermek nâfiledir. Farz borcunu geciktirmek de günâhtır. Bu bakımdan “verdiği sadakanın sevâbı, geciktirme günâhını affettiremediği, denizde damla gibi olduğu için kabûl olmaz” buyurulmuştur.

“Farzlardan sonra en fazîletli namaz, gece kılınan Teheccüd namazıdır.” [Müslim, Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî, İbn-i Mâce]

Bir kimse, çok kıymetli bir sünnet olan Teheccüd namazını ömründe hiç kılmasa, âhirette hiçbir cezâ verilmez, ama sevâbından mahrûm kalır; fakat bir farzı terkin cezâsı çok büyüktür.

“Allah indinde en üstün amel, vaktinde kılınan farz namazdır.” [Müslim, Ebû Dâvûd]

“Bir namazı vaktinde kılmayı unutan, hâtırlayınca kılsın. Unutulan namazın bundan başka keffâreti yoktur.” [Ebû Dâvûd, Tirmizî, Nesâî]

“Allahü teâlâ buyurdu ki: Beş vakit farz namazı, şartlarına uyarak, vaktinde kılanı Cennete koyacağıma söz verdim. Kılmayana verilmiş bir sözüm yoktur.” [Ebû Dâvûd, İbn-i Mace]

“Ya Fâtıma, önce Rabbinin farzını yerine getir.” [Ebû Dâvûd] Önce farzın îfâsı emrediliyor; önce sünnet ve nâfile denmiyor.

“Ramazânda bir gün oruç tutmayan, onun yerine bütün yıl oruç tutsa, o bir günkü sevâba kavuşamaz.” [Tirmizî]

“Cihâd için atılan adımla bir farzı îfâ için atılan adımdan daha üstünü yoktur.” [Tirmizî]

“Resûlullah, bir gecenin sonunda uyumuştu, güneş doğana kadar uyanamadı. Uyandı ve güneş yükselince, sabâh namazını kazâ etti.” (Nesâî)

“En üstün amel, cihâddır. En üstün cihâd, farzları îfâ etmektir.” [İ. Ahmed, Taberânî]

“Farzı unutan, imâmla daha sonraki bir namazı kılarken hâtırlasa, o namazını imâmla kılsın, namazdan sonra, unuttuğunu kazâ etsin! Sonra imâmla kıldığını da iâde etsin.” [Taberânî, Hatîb]

“En üstün amel, farz namazdan sonra zekâttır.” [Taberânî]

“Allahü teâlânın sana farz kıldığı şeyleri edâ et ki, insanların en âbidi olasın.” [İbn-i Adiy] Görüldüğü gibi, insanların en çok ibâdet edeni, çok nâfile ibâdet eden değil, farzları aksatmayan oluyor.

“Farz namaz borcu olanın nâfile kılması, doğumu yaklaşmışken, çocuğunu düşüren hâmileye benzer. Artık bu kadına, hâmile de denmez, ana da denilmez. Bu kimse de böyle olup, farz namazlarını ödemedikçe, Allahü teâlâ, onun nâfile namazlarını kabûl etmez.” [Zahîre-i Fıkh, Fütûhul-gayb (Abdülkâdir-i Geylânî) m. 48]

“Farz namaz borcu olanın, nâfile namazı kabûl olmaz.” [ed-Dürretül-fâhire (İmâm-ı Gazâlî)]

Farzı kılma imkânı varken, onu tehîr ederek nâfile ile meşgûl olunca, farzı tehîr günâhı büyük olur.