"Önce talebelerim..."

24/03/2024 Pazar Köşe yazarı A.U

Mâlikî Mezhebinin kurucusu olan Mâlik bin Enes (rahmetullahi aleyh), dokuz yüz âlimle sohbet etti.

 

Yüz bin hadîs-i şerîfi yazdı.

 

On yedi yaşındaydı.

 

Ders vermeye başladı.

 

Dersinde bulunanlar, hocalarının derslerinde bulunanlardan daha çoktu.

 

Sonra bir kapıcı tuttu.

 

Zîra çok kişi geliyordu.

 

Önce talebelerine.

 

Sonra herkese izin verirdi.

 

Onlar da içeri girerlerdi.

 

Helâya üç günde bir girer;

 

"Helâda çok bulunmaktan hayâ ediyorum” derdi.

 

● ● ●

 

(Muvattâ) kitâbını yazmaya başladı.

 

Nihâyet yazma işi bitti.

 

Ama (İhlâs)ından şüphe etti.

 

Ve kitâbı suya koyup;

 

"Eğer ıslanırsa, bu kitap bana lâzım değil” dedi.

 

Hiçbir yeri ıslanmadı.

 

İmâm-ı Mâlik hazretlerinin, Peygamber Efendimize karşı olan sevgi, saygı ve edebi (Sınırsız)dı.

 

İsmi anılsaydı.

 

Rengi değişirdi.

 

Yüzü sararırdı.

 

Bu hâl, orada olanlara garip gelir, hikmetini anlayamazlardı.

 

Bir gün bu husus sorulduğunda;

 

"Benim gördüğüm kişileri siz de görseydiniz, bu hâlimi beğenir, hoş karşılardınız” dedi.

 

İnsanlar merakla;

 

“Kimi gördünüz?” dediler.

 

 “Muhammed bin Münkedir'i gördüm. Ona ne zaman bir hadîs-i şerîf sorulsaydı, hemen ağlamaya başlardı!” buyurdu.