Vehhabi inanışındakileri sevmek

31/10/2018 Çarşamba Köşe yazarı O.Ü

"Bidat sahibine hürmet eden kimse, İslâmiyeti yıkmaya yardım etmiş olur."
 
Sual: Bazıları, Vehhabiler için birkaç yanlışları varsa da, bidat ehli oluyorlar ve ehl-i kıbledirler. Vehhabileri de kardeş bilmemiz, sevmemiz lazım diyorlar. Bunlara ne cevap vermelidir?
Cevap: Böyle düşünmek elbette doğrudur. Fakat bidat sahiplerini sevmek, onlara nasihat vermekle olur. Bunlara cevap veren Ehl-i sünnet âlimlerinin kitaplarını okuyan ve anlayan kimsenin, bunların hâlini anlamakta hiç şüphesi kalmaz. Ahmed Rızâ Hân Berîlevî hazretleri Fetâvel-Haremeyn kitabında diyor ki:
“Taberânînin ve başkalarının bildirdiği hadîs-i şerifte; (Bidat sahibine hürmet eden kimse, İslâmiyeti yıkmaya yardım etmiş olur) buyuruldu.”
Muhammed Ma'sûm hazretleri, Mektûbât-i Ma'sûmiyye kitabında buyuruyor ki:
“Bidat sahibinin meclisinde bulunma! Gafil din adamlarından, yaltakçı hafızlardan ve cahil tekke şeyhlerinden kendini koru! İslâmiyete uymakta gevşek davranan din adamlarına yaklaşma! Onların sözlerini işitme! Hatta onların bulunduğu şehirden uzak ol ki, zamanla kalbin onlara kaymasın! Onlara uymamalıdır. Onlar din adamı değil, din hırsızlarıdır. Şeytanın tuzaklarıdır. Onların yaldızlı, acıklı sözlerine aldanmamalı, aslandan kaçar gibi, yanlarından kaçmalıdır.”
Bidat yayıldığı ve zararının çoğaldığı zaman, bunun kötülüğünü Müslümanlara duyurmak farzdır. Selef-i sâlihîn ve bunların halefleri hep böyle yaptılar. Hadîs-i şerifte;
(Fitne veya bidat yayıldığı ve Eshâbım kötülendiği zamanda, hakkı bilen, bilgisini Müslümanlara duyursun! Hakkı, yani doğru yolu bildiği hâlde, Müslümanlara duyurmayanlara, Allahü teâlâ ve melekler ve bütün insanlar lanet eylesin! Allahü teâlâ, bu kimsenin farzlarını ve nafile ibadetlerini kabul etmez) buyuruldu.
Bidat ehline aldanarak bidat işleyeni sevmemek değil, ona acımak, nasihat vermek lazımdır. Bugün, bütün dünyadaki Müslümanlar, ya Eshâb-ı kiramın yolunda olan Müslümanlardır ki, bunlara Ehl-i sünnet denir. Veya Eshâb-ı kirama düşman olanlardır ki bunlara Şii ve Fırka-i dâlle denir. Yahut Sünnilere ve Şiilere düşman olan bidat sahipleridir ki bunlara da Vehhabi ve Necdi denir. Çünkü bunlar, ilk olarak Arabistan’ın Necid şehrinde meydana çıkmıştır. Bunlar, Müslümanlara kâfir demektedirler. Böyle diyene, Resûlullah efendimiz, lanet etmiştir.