Bir hoca, (“Hristiyanlar ve Yahudiler Cennet’e girecek” diyen kâfir olur) diyor. Böyle demesi dinimize uygun mudur?

Ehl-i kitaba Cennetlik diyenler

CEVAP
Evet, Kur’an-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde, Yahudi ve Hristiyanların Cehennemlik olduğu pek açık yazılıdır. Bu âyet-i kerimelere inanmayan elbette kâfir olur.

Bir âyet-i kerime meali şöyledir:
(Âyetlerimizi yalanlayanlar kâfirdir, ebedî Cehennemde kalırlar.)[Bekara 39]

Demek ki, Müslüman olmayan herkes kâfirdir. Hristiyanların çoğu müşriktir. Müşrikler zaten kâfirdir. Ehl-i kitab olanları da kâfirdir. Bir âyet-i kerime meali:
(Elbette, Ehl-i kitabdan [Yahudi ve Hristiyan] olsun, müşriklerden olsun bütün kâfirler Cehennem ateşindedir, orada ebedî kalırlar. Onlar mahlûkların en kötüsüdür.) [Beyyine 6]

Bir hadis-i şerif meali de şöyledir:
(Beni duyup da, bana inanmayan Yahudi ve Hristiyanlar, muhakkak Cehenneme girecektir.) [Hâkim]

Yine din kitaplarında bildiriliyor ki:
Hristiyanlar, Ehl-i kitabdır. Ehl-i kitabın hepsi de kâfirdir. (Fetava-yı Hindiyye)

Dinde zaruri olan şeylerden birine inanmayan kâfir olur ve Cehennemde sonsuz azap çeker. (Belki kâfir olmaz) diye şüphe edenin de kâfir olacağı, Bezzaziyye, Dürr-ül-muhtar, Kadı İyad’ın Şifa, İmam-ı Nevevi’nin Ravda ve İbni Hacer-i Mekki’nin el-A’lamkitaplarında açıkça bildirilmiştir. Bir Hristiyan’ı, bir Yahudi’yi ve din-i İslam’dan ayrılanlardan birini kâfir kabul etmeyen kimsenin kâfir olacağında şüphe eden kimsenin de kâfir olacağını, İslam âlimleri söz birliğiyle bildirdiler. Bu söz birliği adı geçen kitaplarda yazılıdır. Kâfir olmasından şüphe eden de kâfir olunca, onu Müslüman bilenin nasıl olacağını ve hele, onu İslam âlimleri için kullanılan unvanlarla övenin nasıl olacağını düşünmeli. Bu sözümüzden, böyle kimseleri İslam âlimi sananların ve bunların küfür saçan sözlerini, yazılarını övenlerin, yayanların, kâfir olacaklarını iyi anlamalı. Övmek, yaymaya çalışmak ve reklamını yapmak, razı olmayı, beğenmeyi gösterir. Küfre rıza, küfür olur. Küfre rıza demek, kâfirin küfür üzere kalmasını istemek değil, onun küfrünü beğenmek demektir. (Fetavel-Haremeyn, Faideli bilgiler)

Bu vesikalardan açıkça anlaşıldığına göre:
1- Ehl-i kitabın tamamı, yani bütün Yahudi ve Hristiyanlar kâfirdir.
2- Yahudi ve Hristiyanları kâfir kabul etmeyen de kâfirdir.
3- Yahudi ve Hristiyanları kâfir kabul etmeyenin kâfir olduğundan şüphe eden de kâfirdir.

Dindar kime denir?
Sual: Bazıları, Yahudi ve Hristiyanların Cennete gideceğini, hattâ şehit olacağını savunanlara ve kendi görüşünü din diye bildiren mezhepsizlere, (Dindar, muhafazakâr ve Ehl-i sünnet) diyorlar. Böyle demek yanlış olmaz mı?
CEVAP
Elbette yanlıştır. (Dindar) ve (muhafazakâr), dinine bağlı kimse demektir. Bir Budist de kendi bâtıl dinine bağlı olabilir, ama İslâmiyet'te ona (dindar) denmez. Mezhepsiz bir kimse de, namaz kılsa, haramlardan sakınsa, İslamiyet’e hizmet ettiğini zannederek, mezhepsizlik yolunu yaymak için çok uğraşsa, ona (dindar) denmez. Çünkü (dindar) ifadesi, övgü ve saygı ifadesidir.

(Ehl-i sünnet) ifadesi de, imanı doğru olan Müslüman demektir. Ehl-i kitabı yani Yahudi ve Hristiyanları cennetlik bilene, (Ehl-i sünnet)denmeyeceği gibi, (Müslüman) bile denmez.

(Hak din) ve (Doğru din) ifadeleri, nasıl sadece İslamiyet için kullanılıyorsa, (dindar) kelimesi de, sadece Ehl-i sünnet olan Müslümanlar için kullanılır. İtikadı bozuk olanlara (dindar) veya (muhafazakâr) denmez. Böyle diyenler, câhil değilse, mutlaka art niyetlidir.

Bazı Hristiyan hayranları da, papazları (takva sahibi) diyerek övüyorlar. (Takva sahibi), Allah’tan korkup haramlardan sakınan kimse demektir. Papazların günah işlemediklerini söylemek istiyorlar. Hristiyan olmak, tek Allah yerine 3 tanrıya inanıp müşrik olmak, putlara tapmak, en büyük günah değil mi? Küfürden büyük günah olur mu? Takva sahibi olmak için, önce Müslüman olmak gerekir. Bid’at ehline bile, başka hiç günah işlemese de (takva sahibi) denmez. Çünkü Ehl-i sünnet itikadında olmamak, büyük günahtır.