(Tecrübe, yenilen kazıkların bileşkesidir) demek doğru mudur?

Tecrübenin önemi

CEVAP
Hoş bir ifade değildir. (Tecrübe, yapılan hatalardan çıkarılan ders, kulağa küpe edilen öğüttür) gibi bir şey demek daha uygundur. Tecrübe önce zarara sokar, sonra dersini verir. Tecrübe faydalıdır, ama masrafı çoktur. Tecrübeyle bir zarara uğranır, ama tecrübesi yanına kâr kalır. 

Akıllı, kendi sıkıntıya girmeden, zarara uğramadan başkalarının ve yaşlıların tecrübelerinden faydalanır. Kendi başına da gelmesini beklemeden onların tecrübelerini uygular. Bu konuda ibretli bir masal şöyledir:

Tilki, kurt ve aslan, birlikte ava çıkarlar. Bir tavuk, bir kuzu, bir de dana yakalayıp getirirler. Ormanların kralı aslan, kurda emreder:
Haydi, avları âdilane taksim et!

Kurt peki der:
- Dana kralımızın, kuzu kurdun, tavuk da tilki kardeşin…

Aslan, kurda bir pençe vurur, kurt, ağzı kanlar içinde yere yatar. Sonra tilkiye döner:
Haydi, sen âdilane bölüştür!

Tilki baş üstüne kralım der:
- Tavuk, kralımızın sabah kahvaltısıdır, kuzu öğle, dana da akşam yemeğidir.

Aslan memnuniyetle gülümser, tilkiye sorar:
Bu kadar âdilane taksimi kimden öğrendin?

Kurnaz tilki, yerde al kanlar içinde yatan kurdu gösterip der ki:
- Efendim, işte şu yerde yatan kırmızı kurdeleli kurt kardeşten öğrendim.

Demek ki başkalarının başına gelen acı olaylardan gerekli dersleri alıp, biz de aynı hataya düşmemeliyiz.

Bir delikten iki kere ısırılmak
Sual: Bir komşumuzla ailece çok iyiydik. Fakat komşu, yabancıların teşvikleriyle, dedemi işinden edip, kendisi aynı yere geçmek için, bize birçok komplo kurdu. Çok zarara uğradık. Dedem, durumu görünce, onlara karşı tavır aldı. Gizli planları açığa çıkınca, ailece geldiler, (Zaman kavga zamanı değil, kardeşlik zamanıdır) diyerek dedemle barışmak istiyorlar. Dedem de, tedbirli hareket ediyor. (Bunlar, yine bir numara yapabilirler. Bunlara acıyıp yerimizi verirsek, acınacak hâle düşeriz) diye endişe ediyor. Çünkü hâlâ, ellerinden geleni yapmaya çalışıyorlar. Bunlarla barışmakta dinen bir mahzur var mıdır?
CEVAP
Barışmanın mahzuru olmaz. Ancak teyakkuzda bulunmak şarttır. Mümin, tedbiri elden bırakmamalı, yeni komplolara kurban gitmemelidir. Şuurlu mümin, başına gelen olaydan ders alır, ikinci defa aynı hataya düşmez. Bu konuda bir hadis-i şerif:
(Mümin, bir delikten iki defa ısırılmaz.) [Buhârî, Müslim]