05/02/2026 Perşembe Köşe yazarı V.T
"Çalışıp kazanma zahmeti çekmeyende hayır yoktur"
"Bütün işlerin netîcesinin sıhhatli ve
faydalı olabilmesi için iki şart vardır: Sabır ve ihlâs."
Şeyh-i Yemenî hazretleri Yemen evliyâsının büyüklerindendir.
Hadramût'un Terîm şehrinde doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 1627 (H.1037)
senesinde Yemen'in Veht köyünde vefât etti. Zamânının büyük âlimlerinden
çeşitli ilimleri tahsîl etti. Hindistan'a giderek Ahmedâbâd şehrinde
Şeyhülislâm Şeyh bin Abdullah Ayderûs'a talebe oldu. Şeyh bin Abdullah Ayderûs
ona icâzet verdi. Yemen'in Veht köyüne yerleşerek talebe yetiştirdi. Sohbetlerinde
buyurdu ki:
"Kul, Allahü teâlânın sevgisini, Allahü teâlânın
sevmediklerine düşman olmakla kazanır. Allahü teâlânın sevmedikleri ise, insanı
Allahü teâlâdan uzaklaştıran şeylerin hepsidir."
"Sebeplere yapışmalı, fakat bu durum, o sebeplerin ve her
şeyin yaratıcısı olan Allahü teâlâya îtimâd ve tevekkül etmeye mâni
olmamalıdır."
"Bütün işlerin netîcesinin sıhhatli ve faydalı olabilmesi
için iki şart vardır: Sabır ve ihlâs."
"Allahü teâlâyı Rab olarak tanı. O'nu bir olarak ikrâr et
ve O'na hiçbir şeyi ortak koşma. Tevhîdin esâsı bu üç şeydir."
"Allahü teâlânın, senin rızkına kefil olduğuna îtimâd et ve
sana emrettiği ibâdetleri yapmaya çalış! Böyle yaparsan, evliyâdan
olursun."
"Biz çok ilimden ziyâde az da olsa edebe muhtâcız."
"Âlimler edep hakkında çok şeyler söylediler. Bize göre
edeb, insanın kendini tanımasıdır."
"Âlimleri hafife alanların âhireti, ümerâyı hafife
alanların dünyâsı, dostlarını hafife alanların mürüvveti yıkılır."
"Kalbinde Allah korkusu çok az olan, dünyâ sevgisi bulunan,
haramlardan sakınmayan, âlim olduğunu söylerse şaşılır."
"Sâlih kimselerden olmadığım hâlde, sâlihleri severim. Kötü
kimselerden daha aşağı olduğum hâlde, kötüleri sevmem."
"Eğer gıybet etseydim, anamı, babamı gıybet ederdim. Çünkü
sevaplarımın onlara verilmesi daha hayırlı olur."
"Müstehabları yapmakta gevşek davranan, sünnetleri yapamaz.
Sünnetleri yapmakta gevşek davranmak, farzların yapılmasını zorlaştırır.
Farzlarda gevşek davranan da mârifete, Allahü teâlânın rızâsına
kavuşamaz."
Birisine; "Allahü teâlâyı murâkabe et!" dedi. O kişi;
"Bu nasıl olur?" deyince; "Allahü teâlâyı görür gibi ol"
buyurdu. "İnsan; nefs, şeytan, münâfık gibi üç düşmanla karşı karşıyadır
ve bunlardan kurtulmak çok güçtür."
"Çalışıp kazanma zahmeti çekmemiş kimsede hayır
yoktur."