06/02/2026 Cuma Köşe yazarı V.T
"Şükre sebep olan dünyâlık insana zarar vermez!.."
"Arzu ve istekleri peşinden koşanlarla
berâber oturup kalkmayınız. Onlarla konuşmayınız!"
Abdullah bin Zeyd hazretleri Tâbiînin evliyâsının
büyüklerindendir. Basra'da doğdu. Doğum târihi bilinmemektedir. 722 (H.104)
senesinde Şam'da vefât etti. Eshâb-ı kirâmdan Sâbit bin Kays, Enes bin Mâlik ve
birkaç sahabiden (radıyallahü anhüm) ders alıp ilimde yükseldi.
Abdullah bin Zeyd hazretlerinin hikmetle dolu pek çok nasîhat ve
sözleri vardır. Bir gün; "Hem dünyâ, hem de âhirette yaşayan kimseye ne
saâdet!" buyurunca; Âhirette nasıl yaşandığı kendisinden soruldu.
Cevâbında; "Böyle bir insan dünyâda Allahü teâlâyı hatırından çıkarmadı,
dâimâ O'na yalvardı ve bu sâyede âhirette O'nun rahmetine mazhar oldu"
buyurdu.
"Kimlerden uzak duralım?" diye soruldu. Cevâben;
"Arzu ve istekleri peşinden koşanlarla berâber oturup kalkmayınız. Onlarla
konuşmayınız. Çünkü, sizi kendi sapıklıklarına düşürmelerinden zihninizi
karıştırmalarından korkuyorum" buyurdu.
Bir tanıdığı arkadaşından şikâyet etmişti. "Sana, din
kardeşinden istemediğin bir şey ulaşırsa, onun için bir özür ara. Bir mâzeret
bulamazsan, kendi kendine, belki benim bilmediğim bir durum vardır, de"
buyurdu.
"Bid'at ehli ile oturmayınız. Onlarla sohbet etmeyiniz.
Zîrâ sizi dalâlete düşürebilirler veya bilmediğiniz kötülüklere
bulaştırabilirler. Bir kimse bir bid'at ortaya çıkarırsa onunla harb
ederim."
"Âlimler üç kısımdır. Bir kısmı, ilmi ile amel eder,
insanlar da onun ilmiyle amel ederler. Diğer bir kısmı, ilmi ile amel eder,
fakat insanlar onun ilmiyle amel etmez. Başka bir kısmı da ilmiyle kendisi amel
etmediği gibi insanlar da amel etmez" buyurdu.
Kendisine "münâfıkların âhiretteki hâlleri nasıldır?"
denildi. Buyurdu ki: "Kıyâmet günü Arş-ı âlâ tarafından bir münâdî Yûnus
sûresi 62. âyet ile meâlen; (Ey Allah'ın sevgili kulları! Sizin için bir korku
yoktur. Siz mahzûn da edilmezsiniz) nidâ eder. Bu nidâdan sonra herkes başını
yukarı kaldırır ve; inandık îmân ettik, derler. Ancak, münâfıkların başları hiç
yukarı kalkmaz ve eğik kalır."
Bir defâsında da; "Allahü teâlâya şükre sebep olan dünyâlık
insana zarar vermez" buyurdu. "Bir sözü anlamayacak kimseye söyleme!
Çünkü o söz, ona zararlı olup, fayda vermez."
Abdullah bin Zeyd hazretleri namazlardan sonra "Allahümme
innî es'elüke't-tayyibât ve terk-el-münkerât ve hubbe'l-mesâkîn ve en tetûbe
aleyye ve izâ eradte Lî ibâdike fitneten en teveffenî gayre meftûnin"
duâsını okurdu.