10/06/2026 Çarşamba Köşe yazarı V.T
İnsan aklı noksan olduğu için doğru yolu bulamaz
"Allahü teâlâ kullarına acıdığı için
peygamberler (aleyhimüssalevâtü vetteslîmât) gönderdi."
Arabî Alâeddîn Efendi Osmanlı Devleti şeyhülislâmlarındandır.
Haleb'de doğdu. İlk tahsîlini Haleb'de yaptı. Sonra Bursa'da Molla Gürânî ve
Hızır Çelebi'den dersler aldı. Edirne Fahreddîn-i Acemî'ye muid, asistan oldu.
Halvetî Şeyhi Alâeddîn Halvetî hazretlerine mürid oldu. Tasavvuf yolunda
ilerledi. Fâtih Sultan Mehmed zamanında Sahn-ı Semân Medresesine müderris tâyin
edildi. Sultan İkinci Bâyezîd Han kendisini şeyhülislâmlık makâmına getirdi.
1496'da İstanbul'da vefât etti.
Bu mübarek zat, bir dersinde şunları anlattı:
Allahü teâlâ kullarına acıdığı için peygamberler
“aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” gönderdi. Eğer bu büyük insanlar
gönderilmeseydi, yolu şaşırmış olan insanlara, O’nu ve sıfatlarını kim
bildirirdi? Beğendiklerini, beğenmediklerinden kim ayırabilirdi. İnsan aklı,
noksan olduğu için, o büyüklerin davet nûru ile aydınlanmadıkça bunları bilemez
ve ayıramaz. Anlayışımız tam olmadığı için, bu büyüklerin izinde gitmedikçe,
bunları anlamakta şaşırır ve aldanırız...
Evet akıl, doğruyu eğriden ayırmağa yarayan bir âlettir. Fakat,
tam olmayan bir âlettir. O büyüklerin daveti ile, haber vermeleri ile, tamam
olmaktadır. Âhiretin azâbı, sevâbı, bu davet ve haberden sonra olur...
Allahü teâlâ, insanlardan bazısını peygamber olarak seçtiği
gibi, meleklerden de bazılarını, peygamber olarak ayırmıştır. Ehl-i sünnet
âlimlerinin çoğu buyurdu ki: “İnsanların büyükleri, meleklerin büyüklerinden
daha üstündür” İmâm-ı Gazâlî, İmâm-ı Mâlik ve Şeyh Muhyiddîn-i Arabî;
“Meleklerin büyükleri, daha üstündür” dedi. Bu fakirin anladığına göre,
meleklerin evliyâlık tarafı peygamberlerin evliyâlığından üstündür. Fakat,
Nebilerin ve Resûllerin yetiştiği bir derece vardır ki, melek oraya yetişemez.
Bu şerefli derece, peygamberlere (aleyhisselâm) toprak maddelerinden gelmiştir.
Bu da, insana mahsûstur. Yine bu fakire gösterildi ki, peygamberliğin
yüksekliği yanında, evliyâlığın yüksekliği, hiç kalmakta, büyük deniz yanında
bir damla kadar da görünmemektedir. Peygamberlik yolundan gelen üstünlük,
evliyâlık yolundan kavuşulan yükseklikten, kat kat daha üstündür. O hâlde, her
bakımdan, toplu üstünlük peygamberlerde, bir bakımdan üstünlük, meleklerdedir.
Sözün doğrusu, Ehl-i sünnet âlimlerinin çoğunun dediğidir. Allahü teâlâ,
onların çalışmalarının mükâfatını, bol bol ihsân eylesin!