22/04/2026 Çarşamba Köşe yazarı V.T
"Günahı küçük görmek gibi musîbet yoktur"
"Âfiyet büyük bir nîmettir... Emeli, arzu
ve istekleri kısa yapmak lâzımdır..."
Muhammed bin Ebû Verd hazretleri evliyânın büyüklerindendir.
Bağdât'ta yaşadı. Mîlâdî dokuzuncu asrın ikinci yarısında vefât etti. Cüneyd-i
Bağdâdî hazretlerinin yakınlarından olup, onun, Sırrî-yi Sekatî'nin, Hâris-i
Muhâsibî'nin, Bişr-i Hafî'nin ve Ebü'l-Feth el-Hammâl'in sohbetinde bulundu.
Tasavvufta yetişip, yükseldi.
Bu mübarek zat buyurdu ki: "Üç şey vardır ki, bunlar bir
velî kulda arttıkça, güzel hâlleri artar: 1. Makâmı yükseldikçe, tevâzusu
artar. 2. Malı çoğaldıkça, cömertliği artar. 3. Ömrü uzadıkça, hizmeti
artar."
"Velîler, şunlara riâyet sebebiyle Allahü teâlânın rızâsına
kavuştu. Din büyüklerinin kapısından ayrılmamak, muhâlefeti, karşı gelmeyi terk
etmek, hizmetlerde mâhir ve gayretli olmak, musibetlere sabretmek."
"Dünyâyı, onu isteyenlere bırakmak, onlardan ve dünyâdan yüz çevirmek
akıllıların işidir." "Dünyâ sevgisinden ve onun sevgisine
tutulanlardan yüz çevirenleri, yerdekiler ve gökdekiler (melekler) sever."
"Tâat ehli, üzerlerinden bir gün bir gece geçtiği zaman,
tâat üzere geçip geçmediği husûsunda kendilerini kontrol ederler. Eğer, Allahü
teâlânın rızâsına uygun geçmiş ise, sevinirler. Âzâlarını, sâlih ameller
yapmaları için zorlarlar. Dünyâ düşüncesini kalblerinden boşaltırlar. Uzun emel
sâhibi olmazlar. Ecellerini yakın görürler. Dünyâ hırsını kalplerinden
uzaklaştırırlar. Âhiret düşüncesi onların gönüllerini kaplamıştır. Âhirete,
basîretli, gerçekten gören bir gözle bakarlar. Sanki, âhireti görmüş gibi
hazırlanırlar. Temiz, hâlis ve sâlih amellerle, Allahü teâlâya yaklaşmaya
çalışırlar. Yaşayışlarında Allahü teâlâ ve Resûlünün emrettiği istikâmet
(doğruluk) üzere olurlar. Takvâları arttıkça dünyâda yaptıkları ibâdet ve
tâatlerin tadını daha fazla duyarlar. Allah korkusundan gözyaşları dökerler.
İbâdetlerini kırık ve mahzûn bir kalp ile yaparlar. Onlar, âhiret gamıyla
gamlanmışlardır. Fazla ve boş söz konuşmazlar. Allahü teâlâyı anmaktan lezzet
duyarlar. Bedenleri dünyâda fakat, kalpleri Allahü teâlâ iledir."
"Âfiyet (sıhhat ve iyi durum) büyük bir nîmettir. Emeli,
arzu ve istekleri kısa yapmak lâzımdır. Makam, mevki kapmak için yarış etmek
gibi hırs yoktur. İnsanın, hevâ ve arzularına uyması, kendisine büyük bir
zulümdür. Farzları yapmak gibi tâat yoktur. Günahı küçük görmek gibi musîbet
yoktur."