25/04/2026 Cumartesi Köşe yazarı A.D
"Çocuğun ahlakını sen bozmuşsun be adam!.."
Bir adam, Halife Hazret-i Ömer’e gelerek
oğlunu şikâyet eder. Çocuk da "Babam, bana terbiye nedir öğretmedi ya
Emîr'ül-müminin" der...
Bizim çocuklarımız üzerinde haklarımız olduğu gibi, onların da
bizim üzerimizde hakları vardır... Ana-baba olarak öncelikle onları güzel
terbiye etmeliyiz. Peygamber Efendimiz (sallallahü aleyhi ve sellem) bu hususta
buyurdu ki:
"Çocuğu
güzel terbiye, evladın babası üzerindeki haklarındandır." [Beyheki]
"Evladınıza
ikram edin, onları edepli, terbiyeli yetiştirin!" [İbni
Mace]
Her Müslümanın birinci vazifesi, evladına İslamiyet’i ve
Kur'ân-ı kerimi öğretmektir...
Bugün, bütün Hristiyan ülkelerinde, bir çocuk dünyaya gelince,
buna bozuk dinlerinin icaplarını yapıyorlar. Her yaştaki insanlara,
Hristiyanlığı titizlikle aşılıyorlar. Müslümanların imanlarını, dinlerini
çalmak ve yok etmek ve onları da, Hristiyan yapmak için, İslam ülkelerine paket
paket kitap, broşür ve kaset gönderiyorlar.
Müslümanlar din cahillerinin hilelerine, yalanlarına aldanmamalı, çocuklarımıza
sahip olmalıyız.
***
Bir önemli husus da, çocuklarımıza beddua etmemek olmalı. İbni
Mübarek hazretleri, çocuğunu şikâyete gelen birine, "Çocuğuna beddua ettin
mi?" diye sordu. O da, "evet, ettim" deyince, "Çocuğun
ahlakını sen bozmuşsun" buyurdu.
Çocuklarımızı helal gıda ile beslemeliyiz! Haram gıdanın etkisi
çocuğun özüne işler, çocukta uygunsuz işlerin meydana gelmesine sebep olur.
Hadis-i şerifte "Yiyip içtikleriniz helal, temiz olsun!
Çocuklarınız, bunlardan hasıl olur" buyuruldu.
(R.Nasıhin)
***
Bir adam, Halife Hazret-i Ömer’e gelerek oğlunu şikâyet eder.
Hazret-i Ömer, bu kimsenin oğluna der ki:
- İmandan sonra birinci vazifemiz ana babanın kalbini
kırmamaktır. Onlar ne kadar kötü olsalar da, yine her şeyin üstünde hakları
vardır. Onların kalbini kıranın ibadeti kabul olmaz. Müslüman doğmamıza ve
Müslüman yetişmemize sebep olan ana babamızın kalbini kırarsak Cennete nasıl
gireriz? Onlar bize hakaret etse de, yalvararak gönüllerini almamız lazımdır.
Müslüman ana babamız bizden razı olmadıkça, Allahü teâlânın sevdiği bir kul
olmak çok zordur.
Çocukla Hazret-i Ömer arasında şu konuşma olur:
- Ya Emîr'ül-müminin, söylediklerini aynen kabul ediyorum. Fakat
çocuğun ana babası üzerinde hiç mi hakkı yoktur?
- Evet çocuğun da hakları vardır. Evlenirken çocuklarına anne
olacak kızı veya kadını iyi bir aileden seçmesi, çocuğa güzel isim koyması ve
dinini öğretmesi bunlardandır.
- Babam, bana terbiye nedir öğretmedi. Anam ise, ateşe tapan bir
Mecusinin kızı idi. Doğduğumda ismimi “Karaböcek” koymuş... Allah’ın kitabından
bana bir harf bile öğretmedi. Maalesef dinim hakkında hiçbir şey bilmiyorum.
Hazret-i Ömer, çocuğun babasına dönüp şöyle der:
- Be adam! Gelmiş, bir de bana oğlunu şikâyet ediyorsun; hâlbuki
sen onun hakkını çiğnemiş ve o sana kötülük etmeden, sen ona kötülük etmişsin!..