27/04/2026 Pazartesi Köşe yazarı O.Ü
Hiç kimseye karışmamak
Sual: Dinden bahsetmemeli, kimseye bir şey söylememeli, insanları kendi hâllerine bırakmalı demek, dinen uygun mudur?
Cevap: Bu
konuda İmâm-ı Rabbânî hazretleri buyuruyor ki:
“Allahü teâlâ, kimseye karışılmamasını sevseydi, Peygamberleri
göndermez, dinleri bildirmez, insanları İslam dinine davet etmez ve diğer
dinlerin yanlış, bozuk olduğunu haber vermezdi ve geçmiş Peygamberlere
inanmayanları azaplarla helak eylemezdi. Herkesi kendi hâline bırakır, kimseye
bir şey emretmez ve inanmayanlara azap yapmazdı. Allahü teâlâ, Müslümanlara,
insanların İslamiyeti işitmelerine, Müslüman olmalarına mâni olan kâfirler ile
cihad etmeyi niçin emreyledi? Hâlbuki, cihadda kâfirler için eziyet ve ölüm
olduğu gibi, Müslümanlara da vardır. Kur’ân-ı kerimde ve hadis-i şeriflerde
cihad için, cihad eden devletler ve şehitler için faziletler, meziyetler ne
sebepten bildirildi? İslam düşmanlığı yapan zalim krallara saldırmak, onlara
sıkıntı vermek ve Allahü teâlânın bu mahluklarını harap etmek, niçin emrolundu?
Nitekim insana, kendi nefsine düşmanlık etmesini ve nefislerin, Allahü teâlâya
düşman olduğunu bildirdi ve nefis ile cihad etmeye cihad-ı ekber ismini verdi
ve Allahü teâlâ neden rızasını ve yakınlığını bu cihada bağladı? Allahü teâlâ,
niçin nefisleri kendi başına bırakmadı? Demek ki bunlar, Allahü teâlânın
düşmanlarıdır. Allahü teâlâ nihayetsiz merhametinden dolayı, evvela
Peygamberleri sonra bunların yerine, evliyâyı ve ulemâyı davetçi gönderdi.
Bunların dilleri ve kalemleri ile sevaplarını ve azaplarını bildirerek, özre ve
bahaneye yol bırakmadı. Allahü teâlâ, isteseydi, herkesi doğru yola iletir,
Cennete sokardı. Fakat, ezelde Cehennemi doldurmak istedi. Allahü teâlânın
büyüklüğünü anlayabilen, Ona sebebini soramaz.
Peygambere tabi olan, insanları davet etmekte ve emr-i ma’rûf,
nehy-i münker etmekte de tabi olur. Azgın kâfirler, Allahü teâlânın düşmanı
olmasaydı, Buğd-ı fillâh farz olmazdı. İnsanı Allahü teâlâya yaklaştıran
şeylerin birincisi olmazdı. Evliyâlığın ele geçmesine ve Allahü teâlânın rızasının
ve hubbunun, sevgisinin husulüne sebep olmazdı. Peygamber Efendimiz; (İbadetlerin
efdali, Müslümanları Müslüman oldukları için sevmek, kâfirleri, kâfir oldukları
için, sevmemektir) buyurdu.”